PANDORA

PANDORA

  • WpView
    Reads 7,125
  • WpVote
    Votes 506
  • WpPart
    Parts 13
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Dec 21, 2025
❝Senin için yeni bir din yaratırım. Ve o dinin Tanrı'sını sen ilan ederim.❞ Babasının şirketinde modellik yapan Ladin, bir gece ansızın karşısına çıkan maskeli bir adamın silahından çıkan kurşunla yaralanır. O geceden sonra, o adam onun için hem bir gölgeye hem de bir avcıya dönüşür. Kendisi bir kurban mıydı, yoksa hikâyenin asıl başrolü mü; bunu anlamada güçlük çeker. Avcısı, Ladin'in kaderini belirleyen o kurşunun ardından üç yıllık bir sessizliğe, bir inzivaya çekilir. Ancak geri döndüğünde, Ladin artık yalnız değildir. Yanında, her koşulda ona destek olan avukatı Yaman da vardır. Yine de avcının ela gözleri, onları uzaktan izlemektedir. Çünkü o avcı, avını başka bir avcıya kaptırmaya asla niyetli değildir. Peki Pandora, kutusunu açarsa ne olur? -------------------------- Kitap, karanlık temalar ve tetikleyici unsurlar içermektedir. Hassas içeriklere karşı duyarlı okurların dikkatine sunulur. İçerikler kurgu ürünü olup yalnızca edebi amaçla kullanılmıştır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines