Varolmayan

Varolmayan

  • WpView
    Reads 953
  • WpVote
    Votes 44
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 10, 2015
Büyük salonda her zamanki gibi kahvaltımı yaparken en yakın dostum Dragon da yanimdaydi. o olmasa şimdi burada olur muydum acaba ? diye düşündüm. burda yaşamak o kadar sıkıcıydı ki. Başıma gelecekleri bilmeden kahvaltıma devam ettim. ... -Koş Koş Koş.diye bagiriyordu nefessiz kalmıştı ve hiç durmadan bunu söylemesi beni daha da paniklestiriyor ve bende hickırarak ağlama isteği uyandiriyordu.belki bu kafama aldigim darbe yüzündendi bilmiyorum. ayrica koşabildigim kadar hızlı koşmaya calisiyordum bunun benimle derdi neydi ? -neden bana yardım ediyorsun? dedim avazım çıktığı kadar bağırarak. -belki de iyilik meleğinimdir. dedi ukala bi sesle. ardından -tabi iyilik biraz olsun kaldıysa...
All Rights Reserved
#204
evren
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Kanlı Lordun Gelini

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines