Lavin, güneşle dans ederdi. Bir rüzgar saçlarını uçuşturur, tenini ürpertirdi. Vals yapardı. Saçları kestane rengindeydi, gözleri koyu kahveydi. Bedeni annesine, ruhu babasına benzerdi. Kaleminde filizlenen kelimeler şiire dönüşür, aklına kazınırdı. En çok matematik dersini severdi. Sayılarla oynamaktan hoşlanır, onların gizemli dünyasına bazen saatlerce kendini hapsederdi. Annesi ona hep "İnci'm" derdi çünkü Lavin onlar için bir mucizeydi. Ailesinin altıncı çocuğuydu lakin ondan önceki kardeşlerini hep kaybetmişlerdi. Lavin biricikti, zaten çocuklar hep biriciktir. Biriciği bir yapan da ailesidir. Kimine mellah düşer kimine fellah... Kader o ya, kederini seçemezsin.
Bir sabah her şey tersine döndü. Dünya sustu.
Güneş gökyüzünü terk etti ve onu ebedi bir yalnızlığa sürükledi. The Second Waltz bir daha hiç açılmamak üzere kapatıldı. Lavin'in uzun saçları yerini küt kesime bıraktı. Kestaneden iz kalmadı, siyaha döndü. Siyah bütün renkleri geri çevirir, Lavin de tüm duygularını bir köşeye bıraktı. En çok istediği her şeyden vazgeçti. Yazdığı tüm senaryolar, şiirler, matematikle ilgili her şey ve hatta kemanı bile... Bir bir hepsini yaktı ama yangının içinde olduğunu fark etmedi. Yaşamı elinden alındı.
Genç bir kızın çiçeği burnunda hayatını soldurmak böyle kolaydı işte.
Korkarsan Islık Çal, içinizde öldürdüğünüz tüm kadınlara ithaf edilmiştir.
NOT!
Okuyanın cinsiyeti fark etmeksizin; içinizde öldürülen tüm kadınlardan kastımın, kurduğunuz herhangi bir hayalde yaşayan benliğinizin yaşadığınız hayatta olmaması, olduğunu belirtmek isterim. Hiçbir art niyet bulunmamaktadır.
"Eserin tüm hakkı, içinde bulunan proje fikri dahil olmak üzere, yazara aittir. Çalınması hâlinde yasal işlem başlatılacaktır."
Todos los derechos reservados