Sevgilisi onu arkadaşıyla aldatmış, sırtını yasladığı kişi sırtından bıçaklamış, elinden tuttuğu iki kişi elini bırakmış bir kız düşünün. Nasıl da yıkılmıştır değil mi? Tutunduğu eller onu bırakınca o dipsiz kuyuda düşmeye başlamıştır. Kuyu dipsiz, kapkaranlık. Ne çok korkmuştur değil mi? Yıkılmış, yaşama isteği bitmiştir belki. "YAŞAMAK İSTEMİYORUM" diye haykırıyordur içinden, ama aynı zamanda ölmek de istemiyordur. Bencil olduğunu düşünüyordur belki, kolaya kaçmak istediği için.
Sonra biriyle karşılaşmıştır, kendi yaşadıklarını yaşayan biri. Fakat o kişi kimsenin elini tutmadan, yalnızca kendi elinden tutarak düşmekten kurtulmuş. Peki kız da bunu başarabilir mi acaba? Ya da biz başarabilir miyiz sadece kendi elimizden tutmayı? Neden olmasın?
"Yalnızca kendim var elini tutabileceğim, yalnızca kendim..."
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang