Story cover for Avenoir by anemonmusunsen54
Avenoir
  • WpView
    Reads 38,435
  • WpVote
    Votes 1,185
  • WpPart
    Parts 25
  • WpView
    Reads 38,435
  • WpVote
    Votes 1,185
  • WpPart
    Parts 25
Ongoing, First published Mar 26, 2025
"Kalemimden hiç mi neşe damlamaz hep mi gözyaşları reva görüldü satırlarıma diye düşünürdüm.Sonra anladım ki insan yüzünde tebessüm oluşturan hisleri tatmadan yazamıyor o hisleri,bilmiyor çünkü...Gitmediğin bir şehrin meydanını tarif edebilir misin?Hiç yemediğin bir yemeğin tadını bilebilir misin?Sevilmeyi hiç tatmadan onu yazabilir misin?Benim kalemimden yalnızca sevmek dökülürken,sevilmenin boynu hep bükük.Yürüdüğüm yollara dökülen güller değil,gözyaşlarımın olduğu mendiller."

Bizi aynı mahallede büyüyen çocukluk arkadaşları zannediyorlar oysa ki;
Birimiz Delik'in lideri
Birimiz kafes dövüşçüsü
Birimiz biyolojik silah uzmanı
Birimiz kimyasal silah uzmanı
Birimizin soyu hepimizden koyu
Ama burası bir maskeli balo ve biz ise onun sahte yüzleriyiz...
Avenoir evrenine hoş geldiniz,burada geçmiş;aslında hiç geçmemiş.


Yayınlanma tarihi: 26.03.2025
Tüm hakları saklıdır.
All Rights Reserved
Sign up to add Avenoir to your library and receive updates
or
#2kimya
Content Guidelines
You may also like
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
43 parts Complete
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
Deniz Feneri by yazelimm
10 parts Ongoing
İçinde beslediğin,yeniden ve yeniden inşa ettiğin cehennemde gün gelecek kapılarını kıracak bir canavar. Göğüs kafesinin içinde ki herkese atılacak. Acıyacak,kanayacak,kanayacak.. canavar diyeceksin ama kim canavar? Kim can alan? O kafeste mezar yaptıklarını bile hortlatacak ve en çok yaralanan,en büyük hasarı yine kendi kendine veren sen olacaksın. "Canavarlar her zaman yatağının altında olmaz kızım. Bazen bir nefes yanında olabilir" Küçük Akçalı babasıyla arasında ki mesafeye baktı. "Sen canavar değilsin ki." Yüzünde ki gülüş hiçbir şeyden henüz anlamayan bir çocuğun gülüşüydü. "Ben canavarım Balca. Neredeyse herkesin içinde ki cehennemin sebebi benim. Cehenneme sebebiyet olan bir adam... Canavardan başka hiçbir şey olamaz." Balca Akçalı 17 yaşında doğum gününü kutlamak için çıktığı Trabzon yolunda ailesini bir trafik kazasında kaybeder. Bunun bir suikast olduğundan emin olan Balca bunun nedenlerini araştırmak için babasının kurduğu örgüte geri dönmek ister. Daha tüm bunları sindiremeyen Balca Akçalı bir yıl geçmeden de abisinin bir suçtan hapis cezasına çarptırıldığını öğrenir. Bütün bunların gerisinde annesiyle yalnız kalan Balca,intikamı bir kenara bırakmak ve annesinin yanında olmak zorundadır. Abisinin izinden giderek askeriyeyi kazanır. Teğmen olarak okulundan ikincilikle mezun olur fakat mesleğini yerine getirmez. Abisi 4 yılın sonunda hapishaneden çıkıyordur ve intikam kapıyı çalmıştır... Abisiyle beraber örgüte dönen genç kız örgütte ki sınavlara tabi tutulup kendini ispatlamaya çalışır. Aynı zamanda çocukluk aşkı,abisinin arkadaşı olan Barlas Ediz Başaran, burada soyadıyla beraber önemli bir role sahiptir. Peki KOR'a göre birbirinden uzak durması gereken iki kişi yanyana gelirse ne olur? Bütün saklılıklara,ihanetlere rağmen bu ikili yanyana durup katilleri bulmayı başarabilecek mi? En önemlisi de
You may also like
Slide 1 of 10
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... cover
ꜱᴇꜱꜱɪᴢ ʏᴀɴɢıɴ cover
DAĞILAN MÜREKKEPLER cover
PATHEMA cover
VADELYAN cover
SAVRAN cover
ŞAFAK VAKTİ cover
KAYIP RUHLAR RESİTALİ cover
Kalbe Zarar cover
Deniz Feneri cover

𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....

43 parts Complete

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.