Beni Bana Verin

Beni Bana Verin

  • WpView
    Reads 236,593
  • WpVote
    Votes 10,645
  • WpPart
    Parts 43
WpMetadataReadComplete Sat, Oct 4, 2025
"Bir kadın susarsa, dünya ağlamalı, Ama dünya sağırdı, duymadı feryadı..." Pamir Gülşah Tütüncü (Sahraf), yaşadığı ağır hayat yüzünden sesiyle bir veda gerçekleştirerek, kendini sessizliğe mahkûm etmişti. Bedeninde ve ruhunda var olan yara izleri yıllar sonra bir hastane odasında başlayan yeniliklerle değişecekti. Annesinin ölümü ve babasının gözünde bedeni büyüse bile ruhu büyümeyen kız, ağabeyi tarafından baba sevgisini içindeki küçük kız çocuğu ile tanıştırmayı başarmıştı. Bir kokunun can bulduğu bu evrende, bir hayatın ölümü derin izler bırakarak, ruhlara işleyecekti. Annesinin ölümü onu zaten öldürüyordu...
All Rights Reserved
#245
lal
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • RÜZGARIN MELODİSİ | TEXTİNG
  • Halısaha |texting
  • Doğudan Batıya
  • Izdırar: Karanlık Aşk
  • KIZIL AFET
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Aksay Aşireti (Gerçek Ailem)

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines