Kitap Konusu:
Murat Özbey, dışarıdan bakıldığında başarılı bir şef, sevgi dolu bir eş ve üç kız babasıdır. Ancak görünürdeki bu sakin yaşamın ardında derinlere gömülmüş karanlık bir geçmiş ve bastırılmış ruhsal yaralar vardır.
Zehra, eşinin içine kapanıklığını yıllardır sabırla karşılamıştır; ama sessizlikle örülmüş duvarlar birer birer çatlamaya başladığında, gerçek yüzünü görmezden gelmek artık mümkün olmaz.
Kızları Mihri, Asel ve Tuğçe...
Her biri babalarının gölgesinde büyürken, yaşanan küçük bir krizle evin dengesi sarsılır.
Tuğçe'nin sessizliği, çizdiği karanlık resimler ve konuşmaya cesaret edemediği bir gerçek...
Zamanla her şey çözülmeye başlar ama hiçbir şey, göründüğü gibi değildir.
Günlük hayatın içinde sıradan görünen anların, geçmişten taşan acılarla birleşip nasıl bir felakete dönüşebileceğini anlatan bu roman; sessizliğin en tehlikeli çığlık olduğunu, bazen en büyük yaraların hiç dile getirilmediğini gözler önüne seriyor.
Boşandıktan 2 ay sonra hamile olduğunu öğrenen kadın.
Kocası geçirdiği kaza sonrası bilinmeyen bir sebepten ötürü boşanmak ister. Kadın dil dökse de boşanmak zorunda kalır. Boşandıktan sonra birden hamile olduğunu öğrenen kadın kocasına ulaşmaya çalışır ama kocası yer yarıldı da içine girmiş gibiydi. Yok olmuştu bir anda.
Tabi görümcesinin düğünü çok yakındaydı. Kadın oraya canlı bir şekilde gidip her şeyi canlı bir şekilde gösterecekti.