Kampüs Hatırası

Kampüs Hatırası

  • WpView
    Reads 34
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Apr 7, 2025
Üniversite hayatının ilk günlerinde, sekiz farklı şehirlerden gelen sekiz genç, kaderin cilvesiyle aynı kampüste kesişir. Her biri farklı hayallerle dolu, farklı geçmişlerden gelen bu gençler, üniversite yurtlarında veya kampüs etkinliklerinde tanışır. Bengü'nün liderliğinde, İpek'in sanatsal dokunuşlarıyla, Eylül'ün zekasıyla, Derin'in gizemli duruşuyla, Seren'in enerjisiyle, Zeynep'in pratik zekasıyla ve Yağmur'un umursamaz rahatlığıyla ve Evinin tatlılığıyla bir araya gelen bu grup, hem akademik zorluklarla başa çıkmayı hem de hayatın getirdiği sürprizlerle yüzleşmeyi öğrenir * Bengü: Farklı bir şehirden gelmiş, hırslı. Grubun birleştirici gücü. * İpek: hukuk öğrencisi olarak adalete olan inancıyla yanıp tutuşurken, bir yandan da hayatın karmaşıklığına ve zorluklarına karşı koymaya çalışıyordu. * Eylül: Mühendislik öğrencisi, zeki ve çalışkan. Derslerdeki başarısıyla dikkat çekiyor. * Derin: Gizemli bir geçmişe sahip, edebiyat bölümünde okuyor. Kampüsün gizemli köşelerinde dolaşıyor. * Seren: Hukuk öğrencisi, ve adaleti çok önemsiyordu.Hukuk okumak için baya çaba harcamıştı * Zeynep: İşletme öğrencisi, pratik zekalı ve çözüm odaklı. Kariyer planları yapıyor. * Yağmur: oyuncu ve oyunculuta çok iyi olduğu için rahat tavırlarıyla biliniyor. *Evin: öğretmenlik okuyarak geleceğin nesillerine ışık tutmaya hazırlanıyordu.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  • ISSIZ ADA (+18)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • Aile Sırları
  • HER KİMSEN
  • KURTBEY
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines