İHLAL

İHLAL

  • WpView
    Reads 438
  • WpVote
    Votes 84
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 4, 2025
! Yetişkin okurlar için uygundur. ! Bu eser tamamen hayal ürünüdür. Kitapta geçen olaylar, kurumlar, yer isimleri ve kişiler kurgusaldır. Gerçek kişi, kurum ya da olaylarla herhangi bir benzerlik tamamen tesadüfidir. !Bu eser, bazı okuyucular için hassas olabilecek konular içermektedir. "Ben hiçbir zaman sadece bir suçlu olmadım ama kimse bana 'masum' da demedi..." Hapishanede geçen beş yıl. Kapanmayan yaralar, yarım kalmış vedalar, ölmeyen hayaller. Umay Demirhan artık özgürdü ama dışarısı, içeriden daha karanlık olabilir miydi? Geçmiş, bir isim gibi boynuna asılmışken; geleceğe yürümek mümkün müydü? Geriye döndüğünde, onu bekleyen yalnızca sessizlik değildi belki de. Yarım kalan bir aşk, içinde büyüyen öfke ve saklanan büyük sırlar. Yıllar sonra kendini, tekrar büyük bir savaşın ortasında bulurken ayakta kalmayı başarabilecek miydi? Bu bir intikam hikâyesi değil. Bu, küllerinden doğmaya çalışan bir kadının kendiyle savaşı. Ve bu savaş, bir kadının hayatta kalma mücadelesi değil. Bu, susturulmuş tüm kadınlar adına verilen bir direnişti. 🪽 "Sanırım beni hâlâ o hücrenin içinde sanıyorsunuz, o yüzden bu tutarsız tavırlarınız."diye mırıldandığımda önümdeki kırmızı şaraptan bir yudum aldım. Boğazımda ince bir sızı bırakırken sanki zihnimin sunduğu cümleleri dizginlemeye çalışıyordu. Masadaki gerilim elle tutulabilecek bir kıvamdayken sert bakışlarımı az önce konuşan adama çevirdim. Kaşları çatık bir şekilde, büyük bir dikkatle yüzüme bakarken aslında sanki 'Orası senin yerin değil.' demek istiyordu ama susuyordu. Bakışlarımı yüzüne sabitlerken masadaki herkesin duyabileceği bir tonda konuştum: "Oysa ben orada ölmedim..Orada unuttuğunuz beni, yeniden inşa ettim."
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines