MARDİN HANIM AĞASI

MARDİN HANIM AĞASI

  • WpView
    Reads 7,389
  • WpVote
    Votes 278
  • WpPart
    Parts 29
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Feb 28, 2026
Daha yeni doğmuş olan Büşra Şevval Mardin in en büyük aşiretinin hanım ağası olacağından habersizdi. Daha bebek yaşta verilmişti eline aile yüzüğü. Bilmiyorduki o yüzük yük olacaktı ona. ... Kanla yazılan kader ve yanında getirdiği kederdi benim üzerimdeki. Yanlızlığın eseriydi şimdiki halim... ... Benim için beyazlar artık zifiri karanlıktı... ... 19. Bölümden... Önümüze konulan seçenekler ve seçmek zorunda kaldığımız seçenekler kesinllikle aynı değildi. Zorunluluklar, hayata katılan zorluktu. Bunu tecrübe etmek ise başa gelinebilecek en kötü şeydi. Çünkü zorluklar hayata sürülen kara leke gibiydi. Bu leke ömrünüz boyunca üzerinizde leke olarak kalır, çıkmazdı. Bü ise size acı verirdi. Benim üzerimde ki kara lekeler say say bitmezdi. Benim kara lekem doğumumla başlamıştı. Benim doğmam hataydı. Önce dedem, sonra annem, sonra babam ve en son bütün sülalem. Bunlardan ayrı olarak ise ezeli düşmanlarımdı lekelerim. Şimdi ise hayatıma yeni birisi ekleniyordu. Şu an kara lekemi yoksa hayatıma giren ilk ak lekemi bilemiyordum ama ilerleyen zamanlarda belli olacaktı.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines