Flonlar: Kara Arma

Flonlar: Kara Arma

  • WpView
    Reads 54
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Apr 16, 2025
WpInfo
Fiction
Fantasy
"Toprak doğurdu, onlar yürümeyi öğrendi. İnsanlığın küllerinden yeni bir canlı yükseldi: Flonlar." Savaş bilmeyen bir dünyanın çocukları, bedenlerinde taşıdıkları işaretlerle kaderlerini sırtlanarak yeryüzüne adım atıyorlar. Her biri farklı, her biri benzersiz... Ama hepsi bir düzene hizmet etmek için var edildi. Tayera'da doğan her Flon, dış dünyaya hazırlıklı olmak zorunda. Ancak bazılarına ne işaret verilir, ne de izin... Peki ya kaderin dışında kalan biri olsaydın? Ya toprak sana konuşmayı bile öğretmeden, sadece sessizlikle cevap verseydi? Gizli olanı arayan, görünmeyeni gören ve yasak olanı sorgulayan birinin hikayesine hazır mısın? Bu dünya barış içinde olabilir. Ama barış, her zaman adil değildir. *Epik Fantastik*
All Rights Reserved
#1
fantastikedebiyat
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KIZIL GECE
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines