CANAVARIN İNİNDE

CANAVARIN İNİNDE

  • WpView
    Reads 18,867
  • WpVote
    Votes 746
  • WpPart
    Parts 14
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Sep 7, 2025
"Neden geldik buraya, içmek için mi?" Omzunu indirip kaldırdı. "Arada bir geliyorum. Ama bu sefer başka birşey için." Bardağı bırakıp masasına ilerledi, çıkarttığı tükenmez kalem ve kağıtlara bakarak yutkundum, "onlar ne?" Kağıtlarla beraber yanıma oturdu ve önümüzdeki sehpaya koydu. "Evleniyoruz." Duyduklarımı algılayamadım. Birkaç dakika boş boş Karan'a baktığımda tepkime gülerek tepki verdi. "Ne demek evleniyoruz ya?!" Aniden ayağa kalktığımda bardak yere düşmüş ve kırılmıştı. "Evlenmiyorum ben,Ne evlenmesi!" Karan gömleğinin kollarını dirseğine kadar sıyırdı. "Evleneceksin. O imzayı birazdan atacaksın," dedi karşıma dikilirken. "Atmıyorum hiçbir şey!" Yavaş yavaş alnındaki damarlar belirginleşirken dişlerini sıktığını sıkı çenesinden anlıyordum. O kadar kötü hissediyordum ki ne yaptığımın farkında bile değildim. "Atacaksın." Dedi biraz daha dibime girerken. "ATMAYACAĞIM. DELİRTME BENİ!" Kolumdan tuttuğunda öfkeyle geri çektim. "BEN BİR KATİLLE EVLENMEM!" Bakışları daha da koyulaşmaya başlayınca bir iki adım geri gittim. "Evleneceğiz, eğer o imza atılmazsa," dedi üzerime gelirken. "Kardeşine ve annene veda edersin." Bunu düşünmemiştim. Karan'ın yurtdışında yaşayan üç yaşındaki erkek kardeşimi ve annemi bildiğini bilmiyordum.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines