
Burnunu göğüs oluğuma sürttüğünde dişlerimin arasından sert bir nefes çektim, tüylerim dikelmişti ancak uyanık olduğumu belli etmemeye çalışıyordum. "Benimsin Mahru" dedi iki göğsümün arasına kafasını gömmüşken. "Ve ben benim olanı paylaşmayı sevmem" dediğinde keskin gözleri çoktan titreyen göz kapaklarımdaydı. ___________ Genç bir kıza saplantılı derecede aşık olan bir adam. Ve tehlikeli işleri seven gözü pek bir kız. bu savaştan sağ çıkabilirler mi? _________ Kapım kırılacak derece de zorlanırken geriye doğru adımladım, artık yapabileceğim hiç bir şey yoktu. Duvardan aşağıya kaydım ve kalçamın üzerine yavaşça oturdum. Kapı daha çok ses çıkarıyor neredeyse üstüme düşecekmiş gibi hissediyordum. İşte tam o an da beklenilen oldu ve demir kapı dış tarafa doğru yavaş bir şekilde düştü. Kaşlarımı sorgularcasına çattığımda peşimi asla bırakmayacak olan o koca cüsse ile göz göze geldim. "Üzerine düşmesine izin veremezdim Meleğim" dedi elindeki kapıyı yavaşça mermere yaslarken. Ardından siyah botu görüş açıma girdi, önce önümde diz çöktü sonra ise siyah eldivenleri çenemi nazikçe sıktı. "Benden bir kez daha kaçarsan" dedi keskin nefesini dudaklarıma üflerken. "Dudaklarını parçalarım" Gözüm yakınlığından dolayı neredeyse kapanmak üzereydi. "Ama hangi dudağın olacağına karar veremedim" Ani bir dürtüyle bacak aramı kapatmak istedim ancak baldırlarıma koyduğu eli beni tekrar zor durumda bıraktı. "Zeki bal arım... Hangi dudağın olduğunu tahmin etmişsin"All Rights Reserved
1 part