NİSYAN
  • WpView
    Reads 2,478
  • WpVote
    Votes 173
  • WpPart
    Parts 29
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, May 12, 2026
"Alaca, Alaca... Sen hiç koştun mu senden kaçana?" ⛓️ "Bazen kaybolmak iyidir, insana evini buldurur. Ama bazen kaybolmak kötüdür, insana kendini unutturur. Kaybolmanın iyi olmadığı yerdeyim, bir uçurumun ucunda." Nisyan, hafızasında boşluklar olan Alaca'nın, babasının ölümünün bir kaza değil cinayet olabileceğini öğrenmesiyle başlayan yüzleşme hikâyesidir. Annesinin kaybolması ve aldığı tehditler onu babasının eski iş yerine götürür. Burada karşısına çıkan Börü, babasının ortağı olan, geçmişi karanlık, sert ve şiddetle iç içe bir adamdır. Rusya merkezli olduğu düşünülen Karakanlar örgütünün üyesi olan Börü, geçmişte bırakamadığı sevgilisi Leyla'nın acısını omuzlarken bir yandan da üyesi olduğu örgütü çökertme planları yapmaktadır. Alaca, korkarak kaçmak yerine, hem babasının ölümünün ardındaki sır perdesiyle hem de kendi geçmişiyle yüzleşmeyi seçer. ♟️ "Karadut musun sen?" "Ne?" "Lekesi kaldı." 🗝️ Gözleri en karanlık gece, yıldız düşmüş yüze. **Bu kitaptaki tüm karakterlerin ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur. Tamamen hayal ürünüdür. Tüm hakları saklıdır. Bu romanın telif hakkı gerekli makamlarca alınmıştır.**
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KÜLDEN PORTRELER
  • Yaşarken Ölmek Gerekir
  • Sadece Bir Damla Brh+
  • [ÖLÜMDEKİ ŞANS]
  • EFLATUNUN TACI
  • GECE
  • SÜFL-İ AŞK
  • BİR NERGİS TUFANI | TEFECİ (KİTAP OLDU)
  • {GECE' NİN GÖLGESİ}
  • ÖFKE ÇİÇEĞİ

Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines