L'Anima Ribelle / TAENNİE

L'Anima Ribelle / TAENNİE

  • WpView
    Reads 1,123
  • WpVote
    Votes 94
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadComplete Thu, May 7, 2026
WpInfo
Fanfic
Blackpink
"Kadın affeder meleğim," Jennie'nin kulaklarında çınlayan sözler ruhuna işlemişti. On yaşına kadar her gün duyduğu bu kederli sözler bir gün yakıcı bir sessizlikle bıçak gibi kulağına fısıldanmayı kesmişti. Fakat Jennie'nin zihninde çınlamayı bir gün dahi olsun bırakmamıştı. Ruhuyla bir olmuştu o kelimeler. "Kadın affeder..." Jennie birkaç kelimeyle harmanlanan ruhuyla şimdi yirmi yedi yaşında yetişkin bir kadındı. Zihninde fısıldanan, ruhuna yapışan sözlerin inadına Jennie karşı çıkıyordu. İlk defa affetmediğinde ise on sekiz yaşındaydı Jennie, part-time çalıştığı kafede kendisini depoya sıkıştırıp onu taciz etmeye çalışan patronunun eline bulduğu falçatayı geçirip, bunu yaralı bir hayvan gibi acılar içinde haykıran patronunun gözlerine bakarken yapmıştı. Henüz bir çocuk sayılırdı fakat o adamın acıdan kızaran gözlerine bakarken hırçın ruhuna inat, "Kadın affetmez!" diye fısıldamıştı. O gün ilkti fakat son olmadı. Jennie ruhuna karışan, zihninde fısıldanan sözlere inat her zaman tekrarlamıştı bu sözleri dudaklarıyla. Kadın affetmezdi ve Kim Jennie bunu tüm dünyaya haykırmaya hazırdı... L'Anima Ribelle: Asi Ruh
All Rights Reserved
#291
haz
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Neyin nesi?/BxB
  • Sirayet|Texting
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Bebek Protokolü B×B ♡ b
  • Balca
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • LİNA
  • Söyle Bana Demonio
  • Sen ve Ben

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines