PROJE : Sevgili 101
+18 içerik olmayacak. Tatlı bir romantizm okumak isteyenler için;)
"İki daire, tek sözleşme... Sınırları kalbinizle çizdiğiniz bir oyun."
Galata'da aynı apartmanın dördüncü katında, yan yana iki daire.
Biri; koca kemik gözlüklerinin arkasına saklanmış, içindeki o devasa dünyayı sadece çizimlerine ve şarkılarına döken hırslı bir mimarlık öğrencisi: Duygu.
Diğeri; kulak hizasındaki ipeksi saçları, zekası, canayakınlığı ve entellektüelliği ile kampüsün en çabasız beğenilen adamı: Doruk.
Her şey, Duygu'nun aylardır peşinden koştuğu o yeşil gözlü, çapkın, popüler ve yakışıklı "dağ ayısı" Buğra tarafından gururunun kırılmasıyla başladı. Statik hesabı seven bir centilmen elini uzattı ve Duygu'ya reddedemeyeceği bir ortaklık teklif etti.
Ortaya beş maddelik, kusursuz bir "Sahte Sevgililik Sözleşmesi" çıktı.
Kural 1: Bu oyun sadece kampüste geçerlidir.
Kural 2: Kampüs dışında ve kimse yokken gereksiz fizilsel temas yok, sınırlar ihlal edilemez.
Kural 3:Bu oyun, Buğra tamamen emin olup benimle çıkmak istediğinde, ya da senin hayatına gerçek bir kız girmek istediğinde anında fesh edilir.
Kural 4: Dudaktan öpüşmek kesinlikle yasaktır; acil durumlarda sadece alın öpücüğü kullanılacaktır.
Kural 5: İşin içine gerçek duygular ve kıskançlık girerse, proje iptal edilir.
Plan milimetrik işledi.
Ama bir gece... Alkolün kanında deli cesareti gibi dolaştığı, Hello Kitty'li şort pijamalarla karşı kapının çalındığı o gece, Doruk'un dudaklarından dökülen o iki kelime tüm statik temeli yerle bir etti:
"S*keyim sınırını!"
Kağıt üzerindeki sarsılmaz planlar, kalbin ilk depreminde yıkılmaya mahkumdur.
"Bu sadece bir prova mıydı hocam, yoksa oyun çoktan gerçeğe mi dönüştü?"