İhanetin ortasında güvendiğiniz insanlar artık bir süpheliye dönüşür, size gerçeğin bile gerçekliğini sorgulatırdı. Korumaya çalıştığınız inançlarınızı sarsan tek bir ihanet bütün dünyanızı yerle bir edebilirdi. En zoruysa sırtınıza saplanan bu bıçağın nereden geldiğini bilememekti.
Peki ya, bu savaş alanında duygulara yer var mıydı?
Evet, vardı. Çünkü duygular, olasılıkları dinlemez, kalp seçtiği kişiye atardı. Ve eğer kader, kırmızı ipinizin diğer ucuna kalbinizin seçtiği kişiyi koyarsa, o zaman ölüm bile sizi ayıramazdı.
Mira, çocukken anne ve babasını toprağa vermiş bir vatan emanetiydi. Ailesinin izinden giden Yüzbaşı Mira Ela BOZKURT bu yolda hiç beklemediği olaylarda yer alacaktı. Bu olaylarda en beklenmeyeni ise, bir zamanlar rakip olarak aynı parkurda koşmaya başladığı Savaş Kaden ÖZTÜRK ile aynı yolda yoldaş olacağıydı.
Bu Gülpembe ve Umut'unun hikayesi; Bir çocuk iken başlayıp, sonsuzluğa uzanan...
Dosyayı kapattı. Sandalyeye yaslandı.
"Normal şartlarda sizi almazdım," dedi açıkça.
Mavi'nin kalbi sıkıştı ama sesini çıkarmadı.
"Ama," dedi adam.
"Bir hafta."
Mavi başını kaldırdı.
"Bir hafta boyunca kendinizi kanıtlayacaksın ız. Verilen her işi yapacaksınız. Sorgulamak yok. İtiraz yok."
Bir an durdu.
"Başaramazsanız... çalıştığınız günlerin parasını bile alamazsınız."
Oda daha da soğudu.
Mavi dudaklarını araladı.
"Düşünmem içi-
"Bir dakikanız var," dedi Karan Aslan.
Mavi başını eğdi. Annesi geldi aklına. Ev. O çekmece. O paralar.