KAHVE MOLASI (ASKER KURGUSU)

KAHVE MOLASI (ASKER KURGUSU)

  • WpView
    Reads 4,592
  • WpVote
    Votes 216
  • WpPart
    Parts 27
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Oct 20, 2025
Sıradan bir kahve dükkânı ve sıradan bir kadın. Geçmişinden kaçıp yeni bir hayata başlarken gerçekten geçmişinden, karanlık günlerinden kaçabilecek mi? Askeri temayı iliklerinize kadar hissedeceğiniz, bir ağlayıp bir güleceğiniz, sürükleyici bir kurgu sizi bekliyor! Bu kitapta yer alan tüm karakterler, olaylar, kurumlar ve diyaloglar hayal gücünün birer ürünüdür. Anlatılan hiçbir hikâye gerçek bir kişiye ya da kuruma ait değildir. Benzerlikler yalnızca tesadüftür. Anlatılan her şey, yalnızca bir kalbin içinde şekillenen kurgusal bir evrende geçmektedir. Yayın Tarihi: 1 Haziran 2025
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines