Her yıl, aynı günde doğan kızların kaderi mühürlenir. 25 Haziran'da gökyüzü susar, tapınaklar konuşur. Onlar gelin değil, adaktır. Sessizliğin ve duaların yankılandığı bir tapınakta, ilahi bir seçimin gölgesinde büyürler. Bedenleri, ruhları, benlikleri bile Tanrılara ait olan bu kızların hikayesi, onların doğduğu gün yazılır. Calliope 25 Haziran'da doğmuş kızlardan sadece biriydi ama o çoğunun yapmadığını yapmıştı. Yıllarını bir başkaldırı içinde geçirmişti. diz çökmedi. Boyun eğmedi, baş eğmedi. Çünkü onun kalbinde dizginlenmemiş bir fırtına,ruhunda zincir kabul etmeyen bir deniz vardı. Her bir kelimesi ona ezberletildi; nasıl iyi bir adak olacağı, bir Tanrı'nın oğlunu nasıl memnun edeceği ona yıllarca dikte edildi. Tapınakta büyüdü. Duvardan dışarıyı hiç görmedi. Ama gökyüzüne bakmayı unutmadı. Özgürlük, sesinde bir dua, haykırış gibi yankılandı her gece. Ve o gün geldi. Poseidon'un en küçük oğlu, Gölge prens Vlassis, eşini seçmek için tapınağa indiğinde, tüm kızlar gözlerini yere indirirken...Calliope başını kaldırdı. Adamın denizin en derinlerinden gelmişcesine koyu olan gözlerine, kendi buz mavileri ile baktı. Ve kader göz göze geldi isyanla. Bir bakışla başladı her şey. Bir seçimle çatladı yıllarca süre gelen yazgı. Ve tanrıların bile duymak istemeyeceği sözler fısıldandı denizlere, engin sulara. Sahip olunmak için doğmadı. O, zincirleriyle dans edecek kadar gururluydu. Ve bir Tanrının merakı, arzusu, bir adak kızın isyanında boğulmaya başlayacaktı. Denizin yalnızlığı, asi bir kalbin çığlığına karışacak mıydı? Yoksa tanrısal bir dokunuş, ebedi bir esaret mi getirecekti?
Kurgu bana aittir <3
► Okuduğum kitapta, aslında başka evrende yaşanmış bir olay mı anlatılıyordu?
► Yeni bir beden, yeni bir hayat...
► Bu yeni hayatım, eskiden okuduğum bir romanın devamıydı.
► Ama ben kimin bedenine reenkarne oldum?
► Ben, Emrick Dainty'nin kızı Layana Dainty.
► Yani, kötü adamın tek kızıyım!
► Üstelik bu hayatta bana yardımcı olacak bir panele de sahibim!