SESSİZ FELAKET

SESSİZ FELAKET

  • WpView
    Reads 398
  • WpVote
    Votes 35
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Nov 28, 2025
'Sessiz Felaket' Karanlık bir gecede karşılaşan Efsun Lal Karal ve Mert Çağdaş Aktan, çıkarları için bir anlaşma masasına oturup ortak düşmanlarına karşı birlik olurlar. Efsun hislerini geri plana atmış bir kadınken, Mert'in ona hissettirdiği şey hayatı boyunca yapmaktan kaçtığı gerçektir; savaşmak. Efsun'un gücünü ilk bakışta fark eden Mert ise, hayatında hep çok çabalayıp bir sonuç alamamış yorgun bir savaşçıdır. Efsun'un hayatına girmesiyle tüm dengeleri değişen Mert, Kraliçe'sini kaybetmemek için elinden geleni yapmaya başlar. İki kalp birbirlerini gördükleri ilk andan bağlanmışken, kaderin onlara yazdığı sayısız oyun; aşkları için verdikleri savaşı zorlaştırır ve ödedikleri bedeli ağırlaştırır. "Aşk her savaşı kazanır mı yani?" "Evet, aşk her savaşı kazanır."
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines