YAŞAM ATEŞI

YAŞAM ATEŞI

  • WpView
    LECTURAS 2,485
  • WpVote
    Votos 107
  • WpPart
    Partes 34
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación jue, ene 1, 2026
Bir anlığına, göz göze geldik. İşte o anda zaman, sanki başımdan aşağı dökülen soğuk su gibi durdu. Ellerim kontrolsüzce titremeye başladı. Parmaklarım mikrofonun çevresinde iyice kenetlendi, sanki elimden düşecekmiş gibi bir korkuyla sıkıyordum. Ayaklarım sanki yere çakıldı. Bedenim oradaydı ama içimdeki ben çoktan yere serilmişti. Boğazım düğümlendi, midemden yukarı doğru çıkan o tanıdık boşluk dalgası kalbime çarpıp hızla geri döndü. Kalbim... Kalbim çırpınıyordu. İçimdeki her şey "git" derken, gözlerim sadece onu takip ediyordu. -------------------------------------------- Ardından öyle güzel konuştu ki, içimde bir şeyler titredi: "Senin yüzünden insan, bir şiiri baştan sona okur gibi bakıyor hayata." Derin bir iç çekip devam etti: "Bazen sana bakarken, bir şeyin eksik olduğunu fark ediyorum. Ve sonra anlıyorum... bu dünyaya sen fazla gelmişsin."
Todos los derechos reservados
#501
futbolcu
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • AZE
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido