Dünyaya, derin bir çukurun dibinde doğmuş yolunmuş bir kuzgun gibi geldi.
Tüyleri kirliydi, bir gözü yaralıydı.
İnsanlar onu gördüğünde yüzlerini buruşturuyor, ayaklarının ucuyla kenara itiyordu.
Ama gitmeyecekti.
Ne olursa olsun o çukurda kalacaktı.
Çünkü yerin en dibinde, karanlıkla aydınlığın birbirine karıştığı yerde, kimse çirkin tüylerine bakmazdı.
Kimse onu tekmelemezdi.
Ama karşısındaki adam onun ahenkli bir tezatıydı. Talia'nın varlığına karşı yaratılmış gibiydi.
Kuzgun,çukurunda çaresizce debelendi. Kanatları çoktan lekelenmişti.
Göğe uzanılmaz,tırmanılmaz. O göğe yakışmazdı bile. Talia,kanatlarını kırdıklarında çaresizce ışık hüzmesine bakmıştı. Belki bir el uzanır diye. Öyle olmamıştı.
Oradan bakınca ne kadar küçük görünüyordu bilmiyordu bile,kimsenin onu görmemiş olması daha doğru olurdu.
All Rights Reserved