İstanbul'un arka sokaklarında hiçbir sır sonsuza dek gizli kalmaz.
Cinayet Bürosu, sessizliği dinler, kanı okur, ve gerçeği ortaya çıkarır.
Gece Doğan, geçmişin izlerini kalbinde, yasaları aklında taşıyan bir başkomiser. Güçlü, soğukkanlı, ama içinde yıllar önce yarım kalmış bir hikâyenin ağırlığıyla mücadele ediyor.
Bitmek bilmeyen sorguların, kayıp hayatların ve karanlık bağlantıların ortasında, bir dosya kapanırken bir diğeri açılıyor. Her cevap, yeni bir cinayetin habercisi.
Yanında sessiz ama tehlikeli bir ortak: Pars İlter Koral.
Aralarındaki çatışmalar, bazen dosyalardan daha gürültülü. Ama bu ikili, İstanbul'un en karanlık sırlarını gün yüzüne çıkarmaya ant içmiş durumda.
"Cinayet Bürosu", her bölümünde farklı bir vakayı işlerken, sizi gerilim dolu bir hayatın içine sürüklüyor.
Bu kitapta kan kadar sessizlik de konuşur.
Rus bratvasının veliahtı Mikhail ve Türkiye yeraltı dünyasında kendi gücünü kurmuş Baran...
İki düşman, iki varis, iki farklı dünya.
Yıllardır süren kanlı rekabet, ikisini de ortadan kaldırmak isteyen ortak bir düşmanın planıyla bambaşka bir boyuta taşınır. Kaçırılıp aynı özel jete bindirilen Mikhail ve Baran, havada başlayan ölüm planıyla yüzleşir.
Uçak düştüğünde hayatta kalmayı başarırlar... ama kendilerini kimsenin bilmediği ıssız bir adada, yan yana bulurlar.
Nefret ettikleri tek kişi, artık hayatta kalmak için güvenmek zorunda oldukları tek kişidir.
Issız adada başlayan bu zorunlu ortaklık, iki düşman varisi geri dönüşü olmayan bir yola sürükleyecektir.
Bazen en tehlikeli düşman, kalbine en yakın olandır.