Sessizlik, insanlara göre nedir? Sadece susmak ya da konuşmayıp boşluğa dalmak mıdır? Hayır, öyle değil. Bana göre sessizlik, bir haykırıştır: Ne kadar susmaya çalışsan da, içinde hep bir savaş vereceksindir. Bu savaşta ya yıkılmayı seçeceksin ya da tüm sesleri susturup kendin için bir çiçek bahçesi yaratacaksın. Peki, sen hangisini seçmek isterdin? Bir çiçek bahçesinde gökyüzündeki yıldızları sessizlikle izlemeyi mi, yoksa içindeki sesleri susturmamayı ve kendini zihninde yok olmayı mı?
Hikayemiz işte Burada Başlıyor...
Lora, geçmişin ona yaşattığı acıların altında ezilmiş ancak güçlü durmaya çalışan biriyken, bir gece kaldırımda yanına oturan bir yabancının hayatını değiştirmesine izin verir. Geçmişte yaşayamadığı çocukluğunu, hayatına giren yeni kişiyle birlikte yeniden aramaya koyulurken, sırtındaki geçmişin acıları yıllar sonra yine onun hayatına girer. O, kendi içinde acılarıyla savaşırken, dışarıdan iyi görünmeye çalışıp aynı zamanda çocukluğunu arıyordu. Peki, hangisi daha baskın gelecekti? Geçmişin sırtına bıraktığı yükleri mi, yoksa hayatına yeni giren bir adamla birlikte aradığı çocukluğun neşesi mi?
All Rights Reserved