Panorama
  • WpView
    Reads 92,816
  • WpVote
    Votes 7,540
  • WpPart
    Parts 22
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jun 30, 2026
Nilüfer Sipahi kendini bildiği andan itibaren dans ve müzik notalarıyla büyüyen bir kadındır. Hayatı bir zamanlar dans adımlarıyla şekillenirken, beklenmedik bir sağlık sorunu onu sahnelerden uzaklaştırır. Yıllardır yönünü bulmaya çalışan Nilüfer, bir umutla Panorama gazetesinin staj programına başvurur ve şaşırtıcı bir şekilde kabul edilir. Ancak küçük bir detayı gözden kaçırır: Baş editörün asistanı olacaktır. Ve o baş editör... Alperen Ataman. Disiplinli, mesafeli ve kuralcı. Üstelik Nilüfer'le hiç hoş olmayan, tesadüfi bir tanışıklıkları var. Birbirlerinden hoşlanmayan bu ikili, istemeye istemeye aynı ofisi paylaşmak zorunda kalınca, kelimelerle örülü bir savaşa girerler. Ama kelimeler bazen sadece savunma kalkanı değil, kalplere giden yolun da anahtarıdır.
All Rights Reserved
#9
dans
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • GÜLLER SOLDUĞUNDA
  • Beş Notalı Kırık Mısra #BNKM
  • GÖRÜNMEZ İP TEORİSİ
  • YENİ YAZ
  • SÖYLEYEMEDİĞİMİZ TÜM HİSLER
  • Oyunbozan
  • RÖPORTAJIN YİRMİ ÜÇ'Ü
  • BİZİ HATIRLATAN HER ŞEY
  • ARAMIZDAKİ SESSİZ TUVAL
  • Bizim İçin Yazılmış

"Kurnaz tilki, yaralı ceylana denk düştüğünde tek düşündüğü onu avlamak olur. Avına hayranlık duyan onu kaç saniyede tuzağına çekebileceğini düşünendir. Ya kurnaz bir tilki ya yaralı bir ceylansındır hayatta; ya yaşayan ya da yaşamla cezalandıransındır soluk aldığın dünyada. Leyla Alaca, kurnaz yalancı bir tilkiden fazlası, yaşamak zorunda kalandan daha azı değildi. Yaşamı elde etmek için savaşması ve her şeye rağmen devam etmesi gereken biriydi. Ama güneş tepeye dikildiğinde, daha önce hiç gözükmeyen yollar bir günde açığa çıktığında yürümek için yeni bir yolu değil; geçmişinde kalmış ve yürümekten çekindiği o yola adımladı. Geçmişi yaşamadan bir gelecek edinemezsin, dedi kendine ve göğsünü cesaretle doldurdu. Güller solduğunda aynı kökten bir daha aynı şekilde yeşeremezler ve bazen daha iyi bir gül yetiştirebilmek için kökünden söküp atman gerekir fidanı. Ben o gül oldum. Solduğumda kökümden söküp attılar beni. İntikamım toprağıma değil; beni söküp atan o ellere. Güller solmalıdır, Leyla. Solmalıdır ki gelecek olan kış boynunu bükmesin, don vurdurmasın köküne. Güller solmazsa kara kış bir daha gün yüzü göstermez, açtırmaz yapraklarını. Sen kara kışın don vurduğu o gülsün ve ben senin yeniden kök salmana yardım edeceğim, dedin bana Cihan ama yanıldın. Ben yapraklarımın açmasını değil, ellere batan diken olmayı diliyorum. Affet beni Cihan Erge, geçmişimi yaşamadan bir gelecek hayal edemem. Güller solmalı, güneş tepeden inmeli, tilki yaralı ceylanı en kısa sürede yakalamalı. Hayat işlemeli, yollar birbirine çıkmalı ve ben o intikamı almalıyım. "Beni kaybedecek kadar mı? Kendimi kaybedecek kadar."

More details
WpActionLinkContent Guidelines