Adli Ruhlar Bürosu

Adli Ruhlar Bürosu

  • WpView
    Reads 357
  • WpVote
    Votes 47
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Sep 27, 2026
WpInfo
Fiction
Mystery
Gerçekler bazen yaşayanlardan değil, ölülerden öğrenilir. _______ Başkomiser Nilüfer Tüzün, İstanbul Cinayet Büro Amirliği'nde çalışan deneyimli bir polistir. Ama bazı vakalar vardır ki, hiçbir delil bırakmaz. Ne tanık, ne iz, ne kamera görüntüsü. Sadece... yok oluş. Bir gün, çıkmaza giren bir kayıp vakasında, meslektaşlarından ciddiye bile almadığı bir öneri gelir: Bir medyum. Ve Nilüfer, mesleki ve dini inançlarına ters düşse de, Sarp Ermiş adındaki serseri görünümlü, alaycı ama tuhaf biçimde çekici bir adamla tanışır. Sarp sıradan biri değildir. Çünkü o, arafta kalan ölüleri görür... Cinayet dosyaları birer birer açılır, ruhlar geçmişin karanlık perdesini aralar. Nilüfer delillerin, Sarp ise görünmeyen işaretlerin peşine düşer. Her çözülen vaka, onları hem gerçeğe hem birbirlerine biraz daha yaklaştırır. Ama gerçek yalnızca öldüreni değil, saklananı da açığa çıkarır. Ve bazı duygular, en sessiz çığlığın içinde doğar.
All Rights Reserved
#14
ruh
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Doktor Hanım// BTS (✓)
  • Romantik
  • ŞİFRE: KURDELE
  • VİSAL
  • Tehdidin İzi
  • Kovucu ★ 2
  • BÜYÜK OYUN
  • Sandığın Tutsakları
  • KİŞİSEL GELİŞİM KİTABI - MOTİVASYON VE BAŞARI !- İÇİNDEKİ GÜÇ
  • Yemin II İkinci şans II

"Yine neyin var?"diye sordum bezgin bir ses tonuyla. Çünkü bezmiştim artık. Bu neydi canım?!Her gün,her saat insan hasta mı olurdu?! "Dün karnın ağrıyordu. Önceki gün başın. Ondan önceki gün sözde dizini incitmiştin. Ondan önceki gün de,kolun muydu? Evet,evet sanırım kolumu kırdım diye gelmiştin. Ama hepsinde de gayet sağlıklıydın. Bu sefer neyin var?" Sordum sormasına lâkin o beni tınlamayarak gözlerime anlamlandıramadığım bir şekilde bakmaya devam etti. "Yah! Sana sordum. Neyin var senin? Yoksa gerçekten bu sefer hasta mısın?" Şaşkınlıkla gözlerimi irileştirdim ve elimi onun alnına koydum. Ancak tam da bu esnada o,alnındaki elimi tutarak beni hızla kendisine doğru çekti. Bu hareketini hiç beklemiyordum. Oldukça da hazırlıksız yakalanmıştım. Yüzlerimiz çok yakındı. Alıp verdiği nefesi dahi hissedebiliyordum. Bir an olsun gözlerini gözlerimden çekmedi ve ciddi bir ifadeye büründü. İlk defa onu bu kadar ciddi görüyordum. Yavaşça yutkundum ve kendimi geri çekmeye çalıştım. Ancak bu hareketimle beni kendisine daha çok çekti. Ne yapmaya çalışıyor bu çocuk Allah aşkına?! Kalbim... Neden bu kadar hızlı atıyorsun şimdi ya?! Bu esnada Park Jimin tuttuğu elimi yavaşça kendi kalbinin üzerine koydu. Ardından ağzını açarak konuşmaya başladı. "Kalbimin ritmi seni her gördüğünde değişiyor Doktor Hanım. Yerinden fırlayacakmış gibi atmaya başlıyor. Bazen... Bazen de yırtılacakmış gibi oluyor. Çok canımı yakıyor.Sanırım bu hastalığın adını biliyorum. Her insanın yakalandığı bir hastalıkmış. Adına da 'aşk' diyorlarmış. Sevdiğin kişiye kavuşunca tedavini oluyor ve acısından kurtuluyormuşsun. Peki ya ben? Ben ne yapmalıyım? Benim... Benim tek tedavi yöntemim sensin, beni tedavi eder misin? Ya da... Benim tedavim olur musun?"

More details
WpActionLinkContent Guidelines