TOPRAKTA UYANAN KAN

TOPRAKTA UYANAN KAN

  • WpView
    Reads 50
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jun 14, 2025
Elaria, Işık ve Toprak'ın birleşiminden doğdu. Onun doğumu, altı krallığın dengesini sarsan bir kehanetin ilk adımıydı. Elflerden kalan kadim güç, damarlarında uyandı. Ama bu güç, yalnızca korumak için değil; yıkmak için de vardı. Bir darbe gecesi, saraydan kaçmak zorunda kaldı. Peşinde hainler, ardında parçalanmış bir ülke... Toprağın altından yükselen eski bir varlık yeniden harekete geçtiğinde, krallıklar içten içe çürümeye başladı. Su, Ateş, Hava ve Gölge krallıkları gizli ittifaklar kuruyor; herkes bir diğerini gözetliyor. Tahtlar, ihanetlerle sallanıyor. Herkes savaşa hazırlanıyor. Ama kimse bilmiyor: asıl tehdit yerin altından geliyor. Elaria, yalnızca tahtını değil, tüm dünyayı kurtarmak zorunda. Çünkü bu kez savaş, yalnızca insanlar arasında değil. Toprak uyanıyor. Ve onun neye hükmettiği bilinmiyor.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines