Defne, sağlık bölümü öğrencisi, içine kapanık ama yardımsever bir genç kızdır. Bir ödev için ilk kez mercimek çorbası yapar. Annesi, komşularla sohbet ederken bu durumdan bahseder. O sırada, üst katta oturan genç bir erkeğin - Cem'in - hasta olduğunu öğrenir. Komşuluk geleneğiyle, anne küçük bir tencereye çorba koyar ve Defne'den bunu yukarı çıkarmasını ister.
İçten içe biraz isteksizce çorbayı götüren Defne, kapıyı açan Cem'in hâlinden hemen anlar: Ateşi vardır, terli, halsiz ve bir hayli huysuzdur. Cem, yalnızlığa alışkın, kimseyle yakınlık kurmayan biridir. Çorbayı uzatan kıza önce soğuk davranır. Ancak Defne, sadece yemeği bırakıp gitmez - sağlık bilgisiyle, Cem'e nasıl yardımcı olabileceğini görür ve bir yandan da sessizce onun bakımını üstlenir.
Cem, başta bu duruma direnmeye çalışır, ama Defne'nin ilgisi, sessizliği ve içtenliği onu yavaş yavaş etkiler. Cem zamanla ona bağlanır, ama bu duygularını göstermemeye çalışır. Defne ise hâlâ onu sadece bir "komşu" olarak görmektedir.
Evdeki sessiz iyileşme süreci, Cem'in kendi duygularını sorguladığı, Defne'nin ise insanların hayatında ne kadar fark yaratabildiğini gördüğü bir döneme dönüşür.
C/hatgpt yardımıyla yazılmıştır !
Tutti i diritti riservati