Yetimhanede büyüyen Işılay, devlet adına yürüttüğü gizli bir görevde kendini boğazın kıyısında bir mafya toplantısının ortasında bulur. Her adım planlıdır, ta ki o kurşun sıkılana ve o gözlerle karşılaşana kadar...
Ertuğ Karasu. Soğuk, karanlık, geçmişi acılarla örülmüş bir adam. hiç gerçek sevgiyi tatmamış, güvenmeyi unutmuş bir hayatın içinden geçmiştir.
Şimdi yolları kesişti.
Biri geçmişinden kaçıyor, diğeri geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor.
Ve ikisinin de en büyük yarası... sevgisizlik.
Bu hikâyede sadece kurşunlar değil, duygular da hedef alacak.
Hayatta kalmak mı daha zor, yoksa biriyle tam anlamıyla yakın olmak mı?
Hedefleri için gözünü karartmış olan Alin, bir yıl daha sınava çalışma kararı alır. Her şeyi bir kenara bırakmış, yalnızca derslerine odaklanmışken, kütüphanede tanıştığı bir adamla sınırlarını koruyacak mı yoksa yıkacak mıydı?
•
Arkamı döndüm ve apartmanın girişine doğru ilerledim. Kapıyı açmak için bir hamle yapacakken sesini duydum. "Alin!"
Omzumun üzerinde ona baktım. Dudaklarındaki o güzel kıvrılma görülmeye değerdi. "Sevgilim veya bir flörtüm olursa, bu yalnızca sen olursun."