Bekleyiş...

Bekleyiş...

  • WpView
    Bacaan 168
  • WpVote
    Undian 23
  • WpPart
    Bahagian 7
WpMetadataReadSedang Ditulis
WpMetadataNoticeTerakhir diterbitkan Kha, Ogo 7, 2025
WpInfo
Fiksyen
Romantika
Merhaba. Ben Nur. Bu satırları okuyan kişi, belki beni tanımıyor... Ama bu hikâyede beni tanıyacaksın. Çünkü bu sadece benim değil, belki senin de hikâyen. Beklemek kolay değil. Bazen gökyüzüne bakarken içimden bir ses "sabret" diyor. Bazen hiçbir şey demiyor. Ama ben hep bekliyorum. Bir işaret. Bir kişi. Bir kelime.Belkide bir hayali. Kitapların arasında kaybolduğum günlerden birinde fark ettim: Belki de aradığım biri çoktan bir hikâyenin içindeydi. Ve ben de onunla karşılaşmak için bu satırları yazmaya başladım. Bu bir umut hikâyesi. Belki de en çok kendime yazdım. Ama artık sen de buradasın. Hazırsan başlayalım. Çünkü bazen beklemek bile bir yolculuktur.
Hak Cipta Terpelihara
#169
islam
WpChevronRight
Jom sertai komuniti bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang diperibadikan, simpan cerita kegemaran anda ke dalam Pustaka anda, serta beri komen dan undi untuk mengembangkan komuniti anda.
Illustration

Anda juga mungkin menyukai

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Maklumat lanjut
WpActionLinkGaris Panduan Isi