Kayıplardan doğan bir ekip.
Yaralarla örülü dostluklar.
Ve bu yaraların arasından sızıp herkesi bir arada tutan bir kıvılcım, dünyaların dengesini değiştirecek bir sır.
Bu ekip, her üyenin kaybettiği bir şeyin küllerinden doğdu:
─ Kairos, yüksek çatılardan gözleyip pusuda bekleyen keskin nişancı;
─ Kael, karanlıkla müzakere etmeyi öğrenmiş, inatçı bir yakın‑dövüş ustası;
─ Nox, sessiz büyünün ve şifa çemberlerinin gözü kara koruyucusu;
─ Rhyon, içindeki ateşi hâlâ keşfetmeye çalışan genç melez...
Ve hepsini bir arada tutan Stiles, başlarında durup "neonla parlayan" bu ekibe gerçek bir yuva sözü veren eski Spektral subayı.
Gökyüzü bir zamanlar sessizdi.
Ta ki yıldızlardan düşen ilk dalgayla dünya yanıt verene kadar.
Perdenin ardındaki evrende, Mornia'da çıkan savaşın dengesizliği dünyaya kadar sıçramıştı. Savaş sırasında ilk dalga geldi. Dört elementin binlerce askeri ve Ateş Krallığı'nın veliaht prensi, o gece göğü yararak okyanusun kıyısına düştü. Onların gelişiyle Gökyüzü Sarayı, neon renkli şehir tabelalarının üzerinde yükseldi. Büyü her geçen yıl yeryüzüne yayılmaya başladı. İkinci dalgaysa on dokuz yıl sonra, aynı yarıktan geldi. Bu defa iki tanrısal varlık dengeyi altüst ederek dünyayı kaosa sürükledi. İlk dalgayla gelen askerler arasından yalnızca birkaçı insanlığa el uzattı; çoğu sessizce kayboldu.
Yabancılar Mornia'ya döndüklerinde, büyüyle yaratılmış varlıklar sokakların karanlık gölgelerinde kol gezmeye başladı. İnsanlar gündüzleri güvende, geceleri ölümün nefesini enselerinde hissediyorlardı.
Cadde köşelerinde pusuya yatan gölge canavarları, metrolarda kümelenen hayalet sürüleri, tabelaların ışığında siluetleri titreyen kanatlı yaratıklar... Ve karanlığın içinde kıvılcımlanan umut için, çatılarda neonla parlayıp gün ışığıyla silinen bir ekip...
All Rights Reserved