
Bir gün yaşadığın hayatın sana ait olmadığını fark edersen, gerçekten kim olduğunu nasıl anlarsın? Arya, aslında hepimizin bir yerlerde gördüğü türden bir kızdı. Hayalleri vardı ama zamanla, çevresinin doğrularına göre yaşamaya başladı. Tıpkı yüzlerce, binlerce genç kız gibi... Sindirildi. Bastırıldı. Ve sonunda kendini unuttu. O, başkalarının şekillendirdiği bir hayatta, kendi benliğini arayan bir ruh. Ailesinin seçimleri, toplumun beklentileri ve "başarı" adına vazgeçtiği tutkuları arasında gitgide silikleşti. Ta ki bir gün, içindeki o sessiz isyan taşana kadar... Arya artık zincirlerini kırmış, kendine öfkeli ama sıradanlığa mahkûm olmayı reddeden bir genç kız. Ve aslında o, başkalarının hayatını yaşamaya zorlanan tüm kızların sesi olmak için doğdu. Bir gün tesadüfen girdiği eski bir kitapçıda, yaşlı bir adamın tek bir sorusuyla sarsılır: "Sen kimsin?" O soruyla birlikte içindeki bastırılmış tüm sesler uyanır. Unuttuğu hayalleri, yarım kalmış tutkuları ve bir zamanlar vazgeçtiği özgürlük duygusu yeniden canlanır. Bu kitap sadece Arya'nın değil; kalabalıklar içinde kendini kaybetmiş, başkaları için yaşayan ama bir gün kendi yolunu çizmeye cesaret eden herkesin hikâyesi. Kendin olmak için her şeyini kaybetmek zorunda mısın? Belki de tek yapman gereken, o eski kitapçının kapısından içeri adım atmaktır...All Rights Reserved
1 part