Lanet; KANLI KADEH

Lanet; KANLI KADEH

  • WpView
    reads 104
  • WpVote
    Stemmen 26
  • WpPart
    Delen 6
WpMetadataReadVoor volwassenenLopende
WpMetadataNoticeLaatst gepubliceerd zon, aug. 3, 2025
WpInfo
Fictie
Paranormaal
Bir mektup, iki mektup, üç mektup, tıp. Dört mektup, beş mektup, tıp. 'Seni bir türlü içimde yok edemedim. içimde bir yerlerde hala döneceğine dair bir umut ve bir inat...' 'sen burada birini mi bekliyorsun?' diye bir ses yükseldi sol yanımdan. Sarışın, bal sarısı gözleriyle, bir erkek çocuğuydu. Sahi, neyi bekliyordum? Mektup. Mektubum yarım kalmıştı. Ne yazacağımı da unutmuştum. Sıkkınca küçük çocuğa döndüm. ''beklemiyorum. Burada oturan herkes birisini mi bekler?'' demiştim tek düze sesimle. ''ben yalnızca annemi ve babamı beklerken burada, bu bankta otururum. Onlar beni yalnızca burada bulur.'' Tokat hissi. Sahi, hangisini bekliyordum? Annem? Babam? Yoksa hayatımı mahveden adam mı? Kafamın içerisinden bir ses yükseldi. Şövalye'ni.
Alle rechten voorbehouden
Word lid van de grootste verhalengemeenschapOntvang persoonlijke verhaal aanbevelingen, sla je favorieten op in je bibliotheek en geef commentaar en stem om je gemeenschap te laten groeien.
Illustration

Je bent misschien ook geïnteresseerd in

  • Vampirler Arasında
  • ELEMENT VAMPIRES
  • Kan ve Taht bxbxb
  • aşk tutsağı
  • When Ravens Bleed - BL
  • Kan Mührü
  • Vampirin Cadısı • Volturi
  • Vampir Dük'ün Karısı
  • CANAVARIN DA KALBİ VARMIŞ
  • ZÜMRÜT YEŞİLİ  (Meriç & Vera)

Kalbim deli gibi hızlanırken korkuyla geriye adımladım , kaçmalıydım bu çocuğu görmeye dayanamıyordum. "Dur" göğsüm derin nefeslerim yüzünden inip kalkarken kafamı olumsuzca salladım. "Sakın kaçmaya kalkışma" demesiyle eğdiği kafasını yavaşça kaldırdı ve kızıl gözlerini bana sundu. Gözlerini görmemle dahada korkarken kafamı tekrar olumsuzca salladım kalbim deli gibi çarpıyordu ve soluklarım kulağımda yankılanıyordu. Arabamın kaportasından kalktığı an , dahada geriye adımladım ve üzerime bir adım atınca göğsüm dahada hızlı inip kalkmaya başladı. Kızıl gözleri göğüslerime kayınca dudağının kenarı yavaşça kıvrıldı ve gözleri tekrar gözlerime çıktı. Ağzındaki otu alıp serseri bir şekilde kenara sıktı ve adımları yavaşça üstüme gelmeye başladı kalbim göğsümü yarma pahasına atarken , geriye adımlamayı bıraktım ve arkamı dönüp koşmaya başladım. Asvalt yolda izimi kaybettiremeyeceğimi bildiğim için sık ağaçlı ormana daldım. Ağaçların arasından ay ışığının sayesinde görebildiğim kadar koşarken arada ayağım taşlara takılıyordu. "Sana kaçma demiştim!" ✴✴✴ Ölüm kadar güzel , öldüren kadar kötü ve kızıl gibi kanlı... Bu neyin hikayesiydi böyle... ●°•○°•● Yazar : Hülya ÇÖRTÜK Tüm hakları saklıdır

Meer details
WpActionLinkInhoudsrichtlijnen