Story cover for Sessiz Ortak by ceydagoksoy
Sessiz Ortak
  • WpView
    LETTURE 170
  • WpVote
    Voti 24
  • WpPart
    Parti 8
  • WpView
    LETTURE 170
  • WpVote
    Voti 24
  • WpPart
    Parti 8
In corso, pubblicata il giu 25, 2025
Merhaba canlarım kitabın ilk 3 bölümü kısa sonradan olay örgüsü netleştikçe bölüm uzunluğu artıyor. 4. Duvardan yazılmış bir kitap. Ana karakterimiz okuyucuyla konuşuyor, onunla planlarını paylaşıyor ve onunla bazen şakalaşıyor. Eğleneceğinizi düşündüğüm bir tür. İyi eğlenceler dilerim 🌹


"Genelde hep kurbanlar kazanıyor, değil mi? Filmlerde, dizilerde, kitaplarda... Öyle büyütüldünüz çünkü. Adalet gelir, kötüler kaybeder. Peki ya gerçek hayatta? Hadi gülümse, çünkü yanıldın. Bu kitap iyiler için değil."

Merhaba.

Eğer bu sayfayı çevirdiysen, artık geri dönemezsin. Şaka yapmıyorum. Gerçekten dönemezsin. Çünkü ben seni artık görüyorum.

İnsanlar kendilerini kandırmayı sever. "Ben kötü değilim," derler. Ama sen buradasın. Benim hikâyemi okuyorsun. Merak ettin. Neden mi? Çünkü içindeki o minik kıpırtı sana bir şey fısıldadı:

"Sen de böyle biri olabilirdin."

Ben oldum.
Adım Atilla Demiralp.
Bu ülkenin gayet düzgün okullarında eğitim görmüş, ailesi tarafından örnek evlat olarak gösterilmiş, diploma koleksiyonu yapmış biriyim. Ama tüm bunlar, bana öğretilmiş tek bir yalanı değiştirmedi:

"Kötü olan kaybeder."

Ben kazandım.
Ve şimdi... sana nasıl kazandığımı anlatacağım. Ama dikkatli ol. Bazı şeyler geri alınmaz. Bazı görüntüler silinmez. Ve bazı kelimeler... seni de değiştirir.
Tutti i diritti riservati
Iscriviti per aggiungere Sessiz Ortak alla tua Biblioteca e ricevere tutti gli aggiornamenti
oppure
#299serikatil
Linee guida sui contenuti
Potrebbe anche piacerti
YARALASAR(Kitap Oldu) di Maral_Atmc6
56 parti In corso
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  di ozanakbabaxz
75 parti In corso
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
Potrebbe anche piacerti
Slide 1 of 10
ÂFİTAP cover
5. seviye cover
YARALASAR(Kitap Oldu) cover
Cansız Manken (+18) cover
İNTİKAM BÜYÜSÜ  cover
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
Sessiz Saplantı cover
Yalanlarin Ötesinde cover
Zorbanın Bedeninde cover
KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ cover

ÂFİTAP

30 parti In corso

"Bu avına âşık olan bir avcının skandalı değil... Hâkeza sen aslanın pençesine düşmüş zarif bir ceylan değilsin; kurdun inine düşmüş bir kuzu da değilsin." diye fısıldadığında, sıcak nefesi sus çizgime çarptı. Kül kokan parmaklarının tersi şakaklarımdan aşağıya doğru yavaşça sürtünüp, kirpiklerime takılmış uzun perçemlerimin bir tutamını kulağımın arkasına sıkıştırdı. "Sen sürüsü olmayan bir kar leoparısın, ben de seni yamacında saklayan uçurum." • • • *Kurgunun bütün hakları bana aittir! En ufak bir çalıntı durumunda, gerekli işlemler başlatılacaktır.