ATEŞ VE SU
✍️ Esmanur Erol
💥 Wattpad'de şimdi yayında!
Ben bu kadına âşık olmuyorum.
Ben bu kadınla ilk defa... kendime yaklaşmaya başlıyorum."
Bir kadın... geçmişiyle sağlam, kalbiyle serin.
Bir adam... arayışta, ama henüz kendini bile bulamamış.
Zikir gecelerinde başlayan sessizlik,
bir yolculuğa dönüşüyor.
Kaybolmakla bulunmak arasında,
sınırla merhamet arasında,
ve en çok da,
dokunuşla değil susuşla yakan bir aşkta...
---
✨ "Siz her zaman böyle misiniz? Kalp kırmadan mesafe çizen..."
✨ "Ben herkesle arama mesafe koymam.
Sadece içimdeki boşluklara kimlerin sığamayacağını bilirim."
---
Ormanın ortasında bir araba sessizliğinde,
iki insan... ve bir aynaya dönüşen yol.
Bu kitapta aşk; romantizm değil, dönüşüm.
Dualar, kelimelerden değil, kalbin titreşiminden doğuyor.
"Sen içindeki yangını bastırmak için susuyorsun...
Ben içimdeki suları tutmak için susuyorum.
Ve işte o sessizlikte yanıyoruz."
O, ateşti.
Yakmayı değil, ısınmayı bile unutan bir adam.
Karmaşayla büyümüş, dışı keskin, içi kayıp: Miran.
O, su gibiydi.
Sessiz akan ama altında fırtınalar taşıyan bir kadın.
Merhametin, zarafetin ama aynı zamanda duruşun adı: Zeynep.
Bir türbe bahçesinde başlayan o gece,
bir dua kadar sessiz ama bir çığlık kadar yakındı.
"Ben sana âşık olmuyorum Zeynep...
Ben senin yanında ilk defa kendime yaklaşıyorum."
Ama bu sadece bir aşk değil.
Bu bir hesaplaşma.
Kalple, geçmişle, suskunlukla.
Ve bazen en tehlikeli savaş, iki insan arasında değil...
bir insanın kendi içindeki karanlıkla olur.
"Ben tanınmak için yaratılmadım.
Yolumu bulanla yürürüm, soranla değil."
Psikolojik derinlik
Gerçek diyaloglar
Kadın gücünün, erkek dönüşümünün hikâyesi
Ve aşkın en yakıcı, en yakıcı hâli...
"Sen sınır diyorsun, ben dua.
Sen yaklaş diyorsun, ben sus.
Ve biz... bu sessiz
Todos os Direitos Reservados