HADAR
  • WpView
    Reads 9,256
  • WpVote
    Votes 645
  • WpPart
    Parts 55
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jun 7, 2026
WpInfo
Fiction
Fantasy
High Fantasy
Dark Fantasy
Isekai and Reincarnation
Hadar bir yazardı. Babası esrarengiz bir şekilde kaybolmuştu. Sevdiği kadının ihanetine uğramıştı. Melankolisi gittikçe artan Hadar, gerçekliğin sınırlarını sorgulamaya başladı. Kendisini farklı bir gezegende bulduğunda artık yalnızca kelimelerle değil, kanla yazılan bir kaderi omuzlarında taşıyordu. "Bunu ben istemedim. Ne damarlarımda dolaşan bu kudreti, ne ufka sığmayan bu orduyu. O alçaklar, sonlarını yazmak için bu kılıcı elime tutuşturdu!" ⚠️ UYARI Bu hikâye Emre SABERİ tarafından yazılmıştır ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, başka platformlarda yayımlanamaz, herhangi bir şekilde çoğaltılamaz. Tespiti halinde hukuki süreç başlatılır. Lütfen emeğe saygı gösterin.
All Rights Reserved
#400
epik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines