Pamuk İpliği

Pamuk İpliği

  • WpView
    Reads 192
  • WpVote
    Votes 35
  • WpPart
    Parts 9
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 19, 2025
"Üç yıl boyunca aramadın bile." "Üç yıl boyunca yas tuttun. Sen bile kendini aramadın." Bu cümle beni susturdu. Çünkü haklıydı. Çünkü o üç yıl boyunca ne istediğimi, kim olduğumu, neden bu kadar acıdığımı bilmiyordum. Kendimi o kadar derinlere gömmüştüm ki... o dönüp baksaydı bile, görecek bir Mina kalmamıştı belki de. "Sen gittin," dedim, neredeyse fısıltıyla. "Sen sustun," dedi hemen. "Ben bekledim." "Ben de." O an anladım: Biz hiç konuşmamıştık. Yüzeyde kalan birkaç kırık cümle, birkaç cevapsız çağrı, birkaç eksik 'özür' ile vedalaşmıştık. Asıl konuşmamız gereken her şeyi içine gömmüştük. Ve o sessizlik, üç yıl boyunca büyüyüp aramızda bir dağa dönüşmüştü. "Ben seni bırakmadım Mina," dedi. Gözleri üstümdeydi. "Sen geri çekildin. Ben boşlukta kaldım." "Hayır Yiğit," dedim. "Sen beni en yalnız hissettiğim anda yalnız bıraktın. Ben kaybederken, sen vazgeçtin." Sesimdeki kırgınlığı fark etmiş olmalıydı ki sustu. Çünkü ikimiz de ne demek istediğimi biliyorduk. Ben birini kaybetmiştim. O beni. "Ben o zamanlar konuşsaydık, daha çok kırılırdık sanıyordum," dedi. Başımı yana eğdim. "Ve şimdi konuşuyoruz. Hâlâ kırılıyoruz." Ama bu defa sustuğumuz için değil; geç kaldığımız için. Derin bir nefes aldım. "Belki de biz kırılmaktan hiç korkmadık. Sadece birbirimizi tutmaya cesaret edemedik." Bir süreliğine sessizlik oluştu aramızda. Çığlık atmayan ama bağıran bir sessizlik.. "Peki şimdi?" Gözleri gözlerimdeydi. Kaçamadım. "Şimdi ne var Mina?" "Şimdi sadece pamuk ipliği var aramızda.. Kopmadı ama ne kadar daha dayanır bilmiyorum.."
All Rights Reserved
#410
gençlik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines