Aşk-ı berdel

Aşk-ı berdel

  • WpView
    Reads 10,783
  • WpVote
    Votes 344
  • WpPart
    Parts 18
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Mar 11, 2026
" Mehmet ağa çık dışarı" şaşkınlıkla Araf a baktım yaptıklarına değişmesine şaşırmış anlam veremiyordum. "Aaraf noluyor neden getirdin bizi konağa bir şey desene susma yalvarıyorum sana" Ağlamaklı çıkan sesime lanet ettim gözlerim anında dolmuş akmayı bekliyordu sanki gözyaşlarım, " bu ne hadsizliktir böyle ne olmuştur Araf ağa" Dedem merdivenlerden indi babam peşinde ama abim etrafta yoktu, verdiği sözü tutmamış mıydı yoksa, dedem tam karşımızda durdu babam yanında, Sanki ben evden hiç kaçmadım ve hiç merak edilmedim öyle bir boş bakışı vardı içim acımıştı. Araf bana dönüp tekrardan bileğimi kavradı, gözlerimin içine nefretle bakıyordu, beni çekiştirip dedemin ayaklarının dibine savurdu, düşmenin verdiği acıyla hafif bir çığlık döküldü dudaklarımdan, " Size kızınızı getirdim. Kardeşimin namusuna karşılık kızınızın namusu" ses kulaklarımda yankılandı, Kalbim param parça oldu ruhuma sayısız cam parçaları battı sanki kanıyordu ruhum, abim yoksa bu doğru olamazdı hayır, Araf bana bunu yapmış olamazdı... Ayy çok heyecanlıyım aşklarım mükemmel bir kurgu ile karşınızdayım uzun zamandır yazmak istediğim berdel kitabını sonunda yazıyorum umarım çok seversiniz.. Not: kitapta argo küfür şiddet cinsellik mevtuttur kessinlikle normalleştirme değildir okuyanlar ona göre okusun lütfen .
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Metalik ( Düzenleniyor.)
  • Erelin Şovalyesi
  • Tenindeki Günah
  • Sessiz Savaşçı
  • AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR
  • Gölgenin Ardında Kalan
  • Ege'nin Yolu

Diğer çocukların anneleriyle bağlarını kesemedikleri yaşlardaydılar, henüz vücutlarına en derin kesikler atıldığında. Ne kadar süreceğini, kimin dur diyeceğini veya bitip bitmeyeceğini bilmiyorlardı.Belki de onların cezası anneleri ya da babalarından gelecek bir tokat değil çok daha ağır olacaktı. Her gece düşündüler. Bunu hakedecek ne yaptık? Belki bir gün onların eline verilen umut şekerinin gerçekleşebileceğine inanmak istiyorlardı. Çünkü inanmazlarsa dayanamazlardı. İnanmazlarsa yarayı kapatamazlardı. Belki içerden kanardı ama dışarısı kabuk bağlardı. Bağlamalıydı. Ama bu şeker birinin ağzında acı tatı acımasızca bıraktı. Diğerlerinin kefaretini sadece biri en ağır şekilde ödeyecekti. Çünkü acı her daim kalanda ağırlaşırdı. Kalanda, gidende, kurtulamayanda.. Belki de geride bıraktıklarının farkında değillerdi. Yollarının kesişeceğinin, onların kurtulmak için her gece dua ettikleri Tanrı'nın cezayı başkası ile sonlandıracağını henüz bilmeyecek yaştaydılar. Ama büyüdüler. O karanlık geceler hepsinin en karanlık yanlarını oluşturdu. Hepsinin yarasını en derine gömüp tüm vücuduna yaydı. Görünür kılmadı, aksine onları birer görünmez kıldı ki kimse yardım edemesin. Ölmediler yaşamaya umut etmeye hayatları ile boğuşmaya ve o umut şekeri için her gece kafalarını yastığa koymaya yine de devam ettiler. Onlar kurtuldu, yaraları içlerinde de kalsa yeni yaraların açılmasından kurtuldular. Biri kaldı. En zorda, en derinde.. Birinin hikayesi..

More details
WpActionLinkContent Guidelines