Haziran'a Mektuplar

Haziran'a Mektuplar

  • WpView
    Reads 83
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jul 16, 2025
Selanik, 1897. "Haziran... Henüz seni kucağıma almadım. Ama seni her sabah yoklamayı, akşamları sana dua etmeyi çoktan öğrendim." 1897 Selanik'inde, taş duvarlı bir evin penceresinden dışarıyı izleyen bir kadın... Liora. Hayatın kıyısında, varlığı henüz doğmamış bir kıza yazdığı mektuplarda yaşar. Adını koymuştur bile: Haziran. Karnındaki sessiz kıpırtılardan bir gelecek kurar, duvarlara fısıldar gibi yazar; yazdıkça büyür Haziran. Yalnızca rahmindeki bir beden değil, hayalindeki bir ses, özlemiyle şekillenen bir yüz olur. Bu mektuplar, bir kadının doğmamış kızına anlattığı dünyanın güncesidir. Bir doğumun bekleyişinde yazılan, ama her satırı anneliğin karmaşasıyla, geçmişin hayaletiyle, bastırılmış bir öfkeyle dolu... Kimi zaman umutla, kimi zaman korkuyla dolu kelimeler... Ve en çok da susan kadınların gür sesi...
All Rights Reserved
#402
tarihikurgu
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Ramazan Avı
  • Asenath | Firavun'un Ruhu
  • ŞARLMAN | KİTAP OLDU
  • Ölü Kralın Laneti
  • Dolunayın Kırık Aynası -KİTAP OLDU-
  • Gül-i Saltanat
  • PƏRİ SƏFƏVİ
  • Hayat Ağacı
  • EMPEROR • Taekook

Bilinmezliğin ve Sadakatin Kıyısında: Bir Av mı, Yoksa Bir Avcı mı? Güneşin kavurduğu sonsuz bozkırlardan, gök gürültüsünün saklı gerçekleri fısıldadığı, orman derinliklerine uzanan kadim bir yolculuk... Bu an, sadece bir kaçırılma hikayesi değil, iki farklı dünyanın, iki keskin iradenin ve iki köklü kültürün amansız çarpışmasıdır Bir tarafta İslam onurunu ve Hak korkusunu kuşananlar, diğer tarafta inançsızlığın, ve katı bozkır kanunlarının gölgesinde büyüyenler... Karakılıç ve İslam Turan obaları arasında başlayan bu fırtınada, "her av göründüğü kadar masum, her avcı ise sanıldığı kadar zalim değildir." Ormanın derinliklerinde kurulan bir ip ağı, sadece bir zatı değil; koca bir boyun kaderini birbirine düğümlüyor. Bir derenin iki ucunda kalanlar bir oyunun sınırında mücadele veriyor. Ramazan'in ilk huzuruyla başlayan bu serüvende; hançerlerin keskinliğinden daha sivri dillerle yapılan savaşlara, gizli patikalara ve asil kimliğini bir zırh gibi kuşanan vakur bir bey kızının asil direnişine şahitlik edeceksiniz. Bir bey kızı ve bir bey oğlu birbirinden zıt iki obanın akıbetini farkında olmadan belirlediğinde artık bazı hisler için çok geç kalınacak. Gök gürültüsü ve yağmur yaklaşırken, herkesin bir taraf seçmesi ve ait olduğu yeri bulması gerekecek..

More details
WpActionLinkContent Guidelines