Geç Gelen Sevda

Geç Gelen Sevda

  • WpView
    Reads 432
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing1h 20m
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 13, 2025
Çift cinsiyetli bir birey olan Eftal babasının kumar borcu yüzünden Mardin'in en büyük aşiretine para karşılığında satılır. Ancak evlendiği adam Korhan Asiloğlu 3 yıl önce eşini kaybetmiş bir adamdır. Yaşadığı vicdan azabı yüzünden Eftal'e hiç dokunmaz. Ancak bir gece Korhan'ın sarhoş olmasından dolayı beraber olurlar. Ancak sabah uyandığında her şey daha da kötü olmuştur. Yaklaşık 1 ay sonra hamile olduğunu öğrenen Eftal korkarak konaktan kaçar. Geri döndüğünde ise artık bazı şeyler çoktan değişmiştir. Eftal erkek bir karakterdir. Kitapta Çift cinsiyetli bir birey vardır. Kitap erkek erkeğe aşkı konu alır. Homofobikler uzak dursunlar lütfen ❌
All Rights Reserved
#26
aşiret
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Adaletin Rengi
  • Biz Şimdi Neyiz?-bxb
  • Ben Sende Kayboldum/Hyunlix +18
  • RUHUN BEDENLERLE DANSI | bxb
  • برزخِ
  • [EDIT] Những Tháng Ngày Sau Khi Hoàng Huynh Băng Hà - Trần Công Tử bronze
  • الرَغبة
  • انت لن تحبني ابدا || geto x gojo

Kırık ayna parçalarıyla dolu kadehi ters tuttuğunda masken düşer. Kendini bir girdabın içinde hapis bulursun. Saatler kırılır, kadran artık gösteremez olur. Ancak hayat her duran bir saat için devam eder. Kitapların bir sargı bezi görevi gördüğünü fark ettiğinde ip sadece senin elinde olmaz, herkes bir uçtan çekiştirir. Özgürlüğün nedenini aramaya başladığında narkoz etkisi gibi bayılırsın. İğneyi en ummadığın anda, boynundan yersin, sırtından değil. Saat birden hızlı akmaya başladığında bıçak durmaz saplanır. Cam kalbe saplanıp parçalara ayırana kadar da durmaz. Yaralar çabuk iyileşmez, kanar durur. Yara bantları çare olmaz. Güvenmek için bir bir el uzatırsın göğe. Ancak bir sürü el tarafından aşağı çekilirsin. Mumun ışına çekilen bir kelebek gibi erir durursun, bul beni diye bağırırsın. Kum saatine hapsolur ve akıp bitersin ancak o bıçak camdan çıkmaz. Sonra bir uzanır kalbine, kalbindeki ışığı gün yüzüne çıkartır. Melankolik ruh hali dağılır, boya fırçalarından damlayan yağmur damlaları kaldırımda birikir. Bir sokak lambası gibi ayılan gönül kahve köpüğü gibi köpürür durur. Renkli taşlar, uğursuz siyah kediler, kesilen saçlar... Hepsi bir olup bir dolu sigara izmaritini oluşturur. Kopmuş zincirlerini bir arada tutmak için o kopan yere dağlanmış ip gibi ayakta tutar. Bir kaset sesi duyulur kısık bir melodi gibi. Güneş batar ay çıkarcasına etraf kararır ve eski bir kitap sayfasına mahkum olan çiçek canlanır. Her şey bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerken yere düşüp parçalanan bir nar tanesi kadar çaresiz hissedersin. Sonra bakarsın, kendi basamaklarını çıkarken bile o basamakları sen çizmişsindir. Sona yaklaştığını ve hatta geldiğini bildiğinde ise her şey için geç kalmışsındır.

More details
WpActionLinkContent Guidelines