Adaletle karanlığın, merhametle acımasızlığın, aşkla nefretin kesiştiği bir yerde...
Zerhân ve Hâbis'in yolları, kaderin acımasız oyunuyla çarpışır.
Birisi içinde saklı bir ışık taşırken, diğeri karanlığın bizzat kendisidir.
Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide, umut ve yıkımın dansında,
her adımda kayıplar büyür, sırlar gölgelenir, ve gerçekler kanla yazılır.
Habzêr, yıkıcı tutkunun ve umudun hikayesi.
Savaşın, ihanetin ve sonsuz mücadelenin hikayesi.
Bir kere başladı mı, asla bitmeyecek bir efsane... Zerhan, merhameti ve öfkesiyle dimdik duran bir kadın;
Habis ise vicdansızlığı ve korkusuzluğuyla karanlığın ta kendisi.
İki zıt ruhun hikayesi bu;
Dünya onların savaş alanı, hayatları ise birbirlerine tutunmaya çalışan kırılgan iplikler.
Yalanlar, ihanetler ve kanla örülü bu kader yolunda,
her adımda kayıplar büyür, sırlar derinleşir, acı ise kaçınılmaz olur.
Zerhân ve Habîs'in çarpışması sadece birbirlerine değil, kendi içlerindeki karanlığa da meydan okur.
Habzêr, sadece bir isim değil;
yıkıcı tutkunun, kırılgan umutların ve ölüme meydan okuyan direnişin simgesi.
Savaşın, ihanetin ve sonsuz mücadelenin hikayesi.
Bir kere başladı mı, asla bitmeyecek bir efsane...
Tüm hakları saklıdır