BUZLAR KRALİÇESİ

BUZLAR KRALİÇESİ

  • WpView
    Reads 32
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jul 15, 2025
Yüzyıllar önce, bir aşk ihaneti sonucu kalbi buzla kaplanan Karsu, duygularını mühürleyerek Buzlar Kraliçesi olur. Kalbiyle birlikte krallığını da dondurur. Yıllarca kendi yarattığı bu buz diyarında yaşamaya devam eder. Krallık, zamanla duygusuz, ifadesiz ve donuk bir hale gelir. Ancak bir kehanet gerçekleşmek üzeredir: Kraliçe'nin buz kalbi çözülmezse, krallık sonsuza kadar yok olacaktır. Krallığı yöneten Yüce Konsey, efsanevi bir Kristal Kalbin Dünya'da bir yerde, gizli bir müzede sergilendiğini keşfeder. Bu kristal, Kraliçe'nin kalbini tekrar çözebilecek tek güçtür. Kraliçe Karsu, ilk kez duygulara dokunacak bir dünyaya gönderilir: Dünya'ya. Ama o müzenin açılışı birine emanettir: Kerem, genç, başarılı ve zeki ama duygulara güvenmeyen bir küratör. İkisinin yolları kesiştiğinde, sadece kristalin değil, kendi içlerindeki duvarların da kırılması gerekecektir. Çünkü gerçek aşk... bazen bir buz kadar keskin, bazen de bir kristal kadar kırılgandır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines