Kırık Aynalar

Kırık Aynalar

  • WpView
    Reads 9
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing6m
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jul 6, 2025
WpInfo
Fiction
Social Themes
- Ben kendimi ilk kez bir aynada değil, onun kırılmış hâlinde gördüm. Sekiz yaşındaydım. Parçalanmış bir camın yansıttığı görüntüde, bana ait olmayan bir karanlıkla göz göze geldim. İnsanlar bir çocukta umut görür. Ama bana bakan gözlerde başka bir şey vardı. Korku değil. Boşluk değil. Sadece sessizlik. Gözlerini kaçırmadan izleyen bir çocuk, annesinin dövülüşünü kaçıncı kez izliyorsa, artık ağlamayı da unutuyordur. Babam bana hayatımın ilk dersini verdi o gece: Adalet, zayıf olanı seçmez. Sadece hayatta kalabilen, kendi yasasını yazabilir. Ben o gece ne çocukluğumu ne de annemi kurtarabildim. Ama içimde bir karar oluştu. Duygularımı gömmeyi, gülümsemeyi taklit etmeyi, sesimi yalnızca gerektiğinde kullanmayı öğrendim. Hayat bana başka seçenek sunmadı. Ben de başka bir yol çizdim: Geriye kalan her şeyi susturmak için. İnsanlar beni parlak zekâlı, uslu, sakin biri sandı. Oysa içimde bin parçaya ayrılmış bir ayna taşıyordum. Her parça ayrı bir geçmiş, ayrı bir neden. Ve her kırık parça, bir gün birinin boğazına saplanmayı bekliyordu. Ben katil olmaya bir anda karar vermedim. Ben, hayatta kalabilmek için parça parça öldüm. Ve sonunda, aynadaki yansıma ile gerçek benliğim yer değiştirdi. Artık bakan kişi ben değilim. Kırık aynalardaki benliğim bakıyor geriye. Ve gülümsüyor.
All Rights Reserved
#52
katil
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SAYE
  • Metalik ( ESKİ VERSİYON)
  • Liliales | Minsung
  • KAYIP AİLE
  • AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR
  • Karayel Köyü
  • YİNG-YANG
  • ÖMRE BEDEL (4. Hikaye)
SAYE

ÖMER ENSAR KARA & EFNAN DEMİR ... Bütün uzvlarım zangır zangır titriyordu. Yağmurun şiddeti o kadar çoktu ki tanelerini her bir zerremde hissediyordum. Gözlerimi kırpıştırdım birkaç kere, o ise sakince beni izliyordu. " Neden veda etmedin? " Uzun uzun baktı bana sonra derin bir nefes aldı ve başını sağa çevirdi. Gözlerini yumdu, gördüğüm görüntü bir şiirin en can alıcı mısrası gibiydi. İçim gitti, ama sustum. Sustum ve yeşilin en güzel tonu olan gözlerini bana çevirmesini bekledim. Kalbimin büyük bir bölümünde bıçak darbeleri vardı ve kalbim her şeye rağmen atıyordu. O bana bakmadıkça bıçak darbeleri usulca bütün kalbimi harmanlıyor beni yavaş yavaş öldürüyordu. Başı bana doğru döndü. Yumduğu gözlerini açtı ve bir cevap alacağıma inandığım için hevesle gözlerine baktım. " Cevabım hiçbir şeyi değiştirmeyecek, Efnan. Senin kızgınlığın geçmeyecek. Çünkü sen kinli birisin. Yaşanılanı unutmuyorsun sonucu ne olursa olsun. Bu yüzden yapma, neden vedasız gittiğimi öğrenmek sana hiçbir şey katmayacak. Birazcık inansam, " dedi hayal kırıklığı ile. " Bir şeylerin değişeceğine birazcık inansam bir dakika düşünmem söylerim. Ama biliyorum değişmeyecek, senin yüreğini benim cevaplarım değil sen soğutacaksın. Çünkü sen hep böyleydin. " Gözlerim dolu dolu baktım. Haklıydı, cevabı benim ona olan kırgınlığımı alıp götürmeyecekti. Ben kendi yüreğimi kendim soğutacaktım. Hep böyleydim zaten. Değil mi? Yutkundum ve hiçbir şey demeden arkamı döndüm. Karanlık sadece gökyüzüne çökmemiş gibiydi. Evlerin çatısına, arabalara, denize ama en çok, en çok benim gölgeme çökmüştü. ...

More details
WpActionLinkContent Guidelines