İkinci Sayfa

İkinci Sayfa

  • WpView
    Reads 45
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 14
WpMetadataReadComplete Tue, Jul 8, 2025
WpInfo
Fiction
Romance
📘 İkinci Sayfa - Konu Özeti Defne, büyük bir lisenin sessiz ve unutulmuş kütüphanesinde rastgele bir kitap alır. Kitabın sayfaları arasında, kurşun kalemle yazılmış kısa notlar, cümleler, bazen bir şiir, bazen bir soru bulur. Her not, başka birinin iç dünyasından kopup gelmiş gibidir. Merakı artar, bu notlara kendi cevaplarını yazmaya başlar. Ve bir gün kitapta ona özel bir mesaj bulur: 👉 "Ben de seni tanımak istiyorum." Kütüphane, artık sadece kitapların değil, sessiz bir iletişimin mekânına dönüşür. Defne hiç görmediği biriyle yazışırken kendini tanımaya, hissetmeye, sevmeye başlar. Ama bu kişi kimdir? Aynı okuldan biri mi? Gerçekten mi onu tanımak istiyor? Ve en önemlisi: Gerçek bir bağ, sadece kelimelerle kurulabilir mi? --- 🎯 Tür: Gençlik Romantik Gizem Sıcacık, içten ve umut dolu
All Rights Reserved
#648
duygusal
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Söyle Bana Demonio
  • LİNA
  • MİNEL
  • SEMT ABİSİ /Yarı texting
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Sen ve Ben

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines