Ben Senim

Ben Senim

  • WpView
    Reads 76
  • WpVote
    Votes 8
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing32m
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 6, 2025
"Onu ilk kez bir vapurda gördüm... Ya da belki de hep oradaydı görmekten korktuğum, unutmaya çalıştığım bir parçamdı Carl." Bu hikâye, bir rastlantının değil, bir iç yolculuğun başlangıcı. Vapurun güvertesinde başlayan o an, iki yabancının değil, bir insanın kendi zihninin karanlık kıyılarına yolculuğudur. Carl, gerçekte yoktu ama ne zaman gözlerimi kapatsam, ne zaman sessizliği dinlesem oradaydı. Bir elinde eski bir çakmak, yüzünde zamanın izleriyle hep aynı soruyu fısıldıyordu: "Kaç kere kaybolursan, kaç kere uyanırsın?" Carl ile Yazılanlar, hayalle gerçeğin, geçmişle şimdinin, insanın kendi benliğiyle hesaplaşmasının hikâyesidir. Her satırda biraz daha kaybolacak, biraz daha kendine yaklaşacaksın.
All Rights Reserved
#26
edebiyat
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR
  • Pharos I (Türkçe)
  • İzi Kalır
  • ÖMRE BEDEL (4. Hikaye)
  • SAYE
  • Sesin Yoksa Fısılda
  • Savcı Hanım

(Kurgu 04.08.2025 tarihinde yayınlanmıştır.) Tüm ailesini bir anda kaybeden Duru Kılıçarslan, kimsesiz kaldığını düşünürken hayatına bir bebek girer. Birlikte olduğu, ailelerinin güç yarışı içinde olduğu Ulusoy ailesinin oğulları, Kuzey Ulusoy'la birlikteliklerinin ardından korunmasına rağmen hamile kalan Duru'nun aklında tek bir şey vardı. Kuzey bebeğini istemeyip reddetse bile bu bebeği dünyaya getirecekti. Çünkü başta ne kadar istemese de, içinde büyüyen hayat onun tutunmak için elinde kalan tek daldı. Ailesinin ansızın ölümü zihnini bulandırırken, kaza anlarını dakikalarca araştırmıştı. Kamera kayıtlarına kadar bulmuş, ailesinin ölümünü hafife almayıp derince araştırmıştı. Yalnız başına kaldığı koskoca hayatta rahmine düşen bebeği onu ne kadar ayakta tutmaya çalışsa da tamamen ayağa kaldırmıyordu çünkü Duru, ailesinin yıllarca sakladığı sırları kademe kademe öğrenirken gerçeklerin acısı tokat gibi yüzüne çarpıyor, yalanlarla özenle inşa edilmiş hayatının merdivenleri bir bir kırılıyordu. Bu süreçte Kuzey Ulusoy, Duru'yu ve bebeğini ilk andan beri aralarındaki anlaşmazlığa rağmen kabul etmiş yalnız bırakmamıştı. Bebeğinin annesinin yaşadığı yükler, öğrendiği sarsıcı gerçeklerle yanında duruyordu. Ama Duru da Kuzey de farkındaydı ki; Duru, üzerine yıkılan enkazdan kurtulduğunda, aynı Duru olmayacaktı...

More details
WpActionLinkContent Guidelines