İHTİMAL

İHTİMAL

  • WpView
    Reads 28
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 12, 2025
Kendinizi hiç yüzme bilmiyorken, koca bir okyanusun ortasında hayal ettiniz mi? Farz edelim ki küçük bir teknenin içerisindesiniz, fakat büyük bir fırtına var ve tekneniz su almaya başlıyor. Bu durumda ne yaparsınız? Şeytani kıvılcımlarla parlayan kehribar rengi gözleri beni bulurken, dudaklarına samimiyetten uzak bir gülümseme yerleştirdi. Bakışları beni olduğum yere çivilerken, sorgu masasına doğru eğildi ve "Haziran Çelen..."diye fısıldadı. "Dipsiz bir okyanusun ortasında bir teknedeysen, sadece teknenin yönünü belirleyebilirsin. Dalgaların değil." 🌊 Bizim hikayemiz, ansızın gelen dalgalarla savaşırken başladı. Haziran Çelen, yer altındaki düzenin göz önünde olan ailelerinden birine ait olmasına rağmen, mesleğinde yetenekli ve göze çarpan bir polis memurudur. Babası olarak gördüğü Barbaros Çelen'in ardında bıraktığı izler, onu istemeden karanlık işlerin tam ortasına sürükler. Haziran'ın temizlediği dosyalar artık gözle görülür bir hâle gelmişken Emniyet Müdürlüğü'ne yeni atanan Amir Ekin Şafak Alkan, bu dosyalarla birlikte Haziran'ın hayatına dahil olur. Yazar notu: İhlal adlı kurgumda geçen Umay Çelen'in kuzeni, Haziran Çelen'in hikayesidir. İki kurguda da ortak bölümler olmasına rağmen farklı hayatlar anlatılmaktadır. Sıralama fark etmeksizin istediğinizi okuyabilirsiniz.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines