Story cover for YAKUT by dilayy_lodoss
YAKUT
  • WpView
    MGA BUMASA 8,804
  • WpVote
    Mga Boto 372
  • WpPart
    Mga Parte 46
  • WpHistory
    Oras 15h 4m
  • WpView
    MGA BUMASA 8,804
  • WpVote
    Mga Boto 372
  • WpPart
    Mga Parte 46
  • WpHistory
    Oras 15h 4m
Ongoing, Unang na-publish Jul 15, 2025
Mature
KARADENİZ  VE ASKER KURGUSU!!

Bazı insanlar sesini yükselterek değil, gözlerini yere indirerek yaşardı.
Yakut, konuşmamayı öğrenmişti. Çünkü her kelime bir tokat gibiydi, her nefes cezasını artırıyordu.
Dünyaya sessizce bakan bir çift mavi göz, içindeki fırtınayı anlatmaya yetmiyordu kimseye.

Ama karanlık bir hayatta bile, ışık mutlaka bir yerlerden sızardı.
O ışık bazen bir bakıştı..
Bir adamın, sustuğu hâlde her şeyi anladığı bir andı..
Kendini yıllarca susmaya mahkûm etmiş bir kızla, konuşmayı unutmuş bir adamın göz göze geldiği o an...

Demir Efe Demirci, savaş alanlarından döneli çok olmuştu. Ama bazı savaşlar üniformayla değil, kalple verilirdi.
Ve bazı yaralar ilk dokunuşta değil, ilk bakışta açılırdı..

Yakut Nida Sungur'un henüz haberi yoktu...
Ama hayat, onu parçalayanların tam ortasında,
onu yeniden var edecek bir aşkla bekliyordu...
Trabzon'da.
All Rights Reserved
Table of contents
Sign up to add YAKUT to your library and receive updates
o
Mga Alituntunin ng Nilalaman
Magugustuhan mo rin ang
ÖMRE BEDEL (4. Hikaye)  ni gizemmgurbuzz
38 parte Ongoing
On sekizinde hayatı gülücükleri ile dolduran. Ailesinin ufak bebeği dünyalar güzeliydi o. Ta ki evlenene dek. Gülüşleri yüzüne çarpılan her tokat ile silindi gitti. Sırtında parçalanan sopaların, Teninde iz bırakan zincirlerin, güzelim saçlarını okşamak yerine acımasızca koparan ellerin kölesi olduğunda dünyanın gerçek yüzüyle tanıştı. Biri aşk hikayesi mi dedi? Bir vakitler gönlüne bahar getiren o kelimeyi tozlu raflara kaldıralı çok oldu Evelyn'in. Aşk Ömre Bedel Değil, Ömürden Ömür Çalandı. Aşk İhanetti, Aşk Acıdan Başka Neydi? Ha Vardı Bir Aşk. O da Evlattan Başka Bir şey Değildi... Geçmiş evliliğinde onu mutlu eden üç gün vardı. Biri bilmediği evliliğe adım attığı o kara gün, Biri evladını kucağına aldığı gün diğeri ise kocasının öldüğü o kutsal gün. Küçük bir kızken mutluydu Evelyn. Annesinin kaybıyla her şey solup gitmiş inandığı sevdiği her şey gözleri önünde kül olmuştu. Saçı en son ne vakit okşanmış hatırında dahi yoktu. Son altı yıl ömrünün kalanını alıp götürmüştü ondan. Aksi huysuz lanet bir kadına çevirmişti kendisini. Şimdilerde bir oğlu Daniel'e gülümsüyordu bir de dost edindiği sığındığı Leydi Ewans'a. Onu hayata tutunduran başka da ne vardı bilmiyordu. Lakin korktuğu başına gelmişti genç kadının. Ölümüne savaş açtığı püriten cemaati Baronluğun gelecekteki varisi olan oğlunu gerektiği gibi eğitemediğini öne sürmüş kendisini yine aynı görüşten bir adam ile evlendirmeye karar vermiştiler. Kaçarı yoktu şayet bir püriten ile evlenmezse oğlu ağabeyine teslim edilecekti. Sahip olduğu tek şey evladı iken onu kaybetmeyi nasıl göze alsındı? Daniel'den ayrılmamak için önündeki sezonda boy gösterecekti Evelyn. Ağabeyi ve karısından evvel ağına düşürecek dilediğini yaptıracak bir ahmak bulacak bu defa ipleri elinden bırakmayacaktı. Susmayacaktı Evelyn. Bir
Adaletin Rengi ni cilek1suraT
25 parte Ongoing
Kırık ayna parçalarıyla dolu kadehi ters tuttuğunda masken düşer. Kendini bir girdabın içinde hapis bulursun. Saatler kırılır, kadran artık gösteremez olur. Ancak hayat her duran bir saat için devam eder. Kitapların bir sargı bezi görevi gördüğünü fark ettiğinde ip sadece senin elinde olmaz, herkes bir uçtan çekiştirir. Özgürlüğün nedenini aramaya başladığında narkoz etkisi gibi bayılırsın. İğneyi en ummadığın anda, boynundan yersin, sırtından değil. Saat birden hızlı akmaya başladığında bıçak durmaz saplanır. Cam kalbe saplanıp parçalara ayırana kadar da durmaz. Yaralar çabuk iyileşmez, kanar durur. Yara bantları çare olmaz. Güvenmek için bir bir el uzatırsın göğe. Ancak bir sürü el tarafından aşağı çekilirsin. Mumun ışına çekilen bir kelebek gibi erir durursun, bul beni diye bağırırsın. Kum saatine hapsolur ve akıp bitersin ancak o bıçak camdan çıkmaz. Sonra bir uzanır kalbine, kalbindeki ışığı gün yüzüne çıkartır. Melankolik ruh hali dağılır, boya fırçalarından damlayan yağmur damlaları kaldırımda birikir. Bir sokak lambası gibi ayılan gönül kahve köpüğü gibi köpürür durur. Renkli taşlar, uğursuz siyah kediler, kesilen saçlar... Hepsi bir olup bir dolu sigara izmaritini oluşturur. Kopmuş zincirlerini bir arada tutmak için o kopan yere dağlanmış ip gibi ayakta tutar. Bir kaset sesi duyulur kısık bir melodi gibi. Güneş batar ay çıkarcasına etraf kararır ve eski bir kitap sayfasına mahkum olan çiçek canlanır. Her şey bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerken yere düşüp parçalanan bir nar tanesi kadar çaresiz hissedersin. Sonra bakarsın, kendi basamaklarını çıkarken bile o basamakları sen çizmişsindir. Sona yaklaştığını ve hatta geldiğini bildiğinde ise her şey için geç kalmışsındır.
SAYE ni birruhunyazari
7 parte Ongoing
ÖMER ENSAR KARA & EFNAN DEMİR ... Bütün uzvlarım zangır zangır titriyordu. Yağmurun şiddeti o kadar çoktu ki tanelerini her bir zerremde hissediyordum. Gözlerimi kırpıştırdım birkaç kere, o ise sakince beni izliyordu. " Neden veda etmedin? " Uzun uzun baktı bana sonra derin bir nefes aldı ve başını sağa çevirdi. Gözlerini yumdu, gördüğüm görüntü bir şiirin en can alıcı mısrası gibiydi. İçim gitti, ama sustum. Sustum ve yeşilin en güzel tonu olan gözlerini bana çevirmesini bekledim. Kalbimin büyük bir bölümünde bıçak darbeleri vardı ve kalbim her şeye rağmen atıyordu. O bana bakmadıkça bıçak darbeleri usulca bütün kalbimi harmanlıyor beni yavaş yavaş öldürüyordu. Başı bana doğru döndü. Yumduğu gözlerini açtı ve bir cevap alacağıma inandığım için hevesle gözlerine baktım. " Cevabım hiçbir şeyi değiştirmeyecek, Efnan. Senin kızgınlığın geçmeyecek. Çünkü sen kinli birisin. Yaşanılanı unutmuyorsun sonucu ne olursa olsun. Bu yüzden yapma, neden vedasız gittiğimi öğrenmek sana hiçbir şey katmayacak. Birazcık inansam, " dedi hayal kırıklığı ile. " Bir şeylerin değişeceğine birazcık inansam bir dakika düşünmem söylerim. Ama biliyorum değişmeyecek, senin yüreğini benim cevaplarım değil sen soğutacaksın. Çünkü sen hep böyleydin. " Gözlerim dolu dolu baktım. Haklıydı, cevabı benim ona olan kırgınlığımı alıp götürmeyecekti. Ben kendi yüreğimi kendim soğutacaktım. Hep böyleydim zaten. Değil mi? Yutkundum ve hiçbir şey demeden arkamı döndüm. Karanlık sadece gökyüzüne çökmemiş gibiydi. Evlerin çatısına, arabalara, denize ama en çok, en çok benim gölgeme çökmüştü. ...
Erelin Şovalyesi ni SR_AyberkBinbir
2 parte Kumpleto Mature
Erelin Şovalyesi'nin hayatı, aşkın ve nefretin yoğun duygularıyla şekillenmişti. İhtirasın gölgesi zaman zaman karanlığını yaydı, acının izleri yüreğinde yer buldu. Ancak bu duygular, onun göz alıcı kahramanlık hikayesinin anahtarıydı. Erelin, sert bakışları ve kararlı adımlarıyla dikkat çekerdi. Kudretli kılıcı, adaleti simgeliyordu onun için. Aşkın gizemi ve cazibesi ise gençliğinden beri peşinde sürüklüyordu. İçinde yanan ihtiras, zaman zaman kıvılcımlar saçıyordu. Bir gün karşılaştığı güzel bir prenses, Erelin'in kalbini ele geçirdi. Aşkın büyüsüne kapıldı, gözleri sadece onun için parlıyordu. Ancak bu aşk, aynı zamanda nefretin ve kıskançlığın da tohumlarını ekmişti. Başka bir şövalye de prensese ilgi gösteriyordu, Erelin'in yüreği karardı. İhtirasın kıskacında sıkışmıştı Erelin. Prensese duyduğu aşkla beraber, içindeki karanlık hisler de derinleşiyordu. Bir yandan aşkın tatlı hüznü, diğer yandan kıskançlığın acısı içini kemiriyordu. Ancak Erelin, duygusal sınavı kazanmaya kararlıydı. Nefretin gölgesi, aşkı zehirlemeye çalışsa da, Erelin direndi. Kendini ihtirasa bırakmak yerine, adaleti ve sevgiyi seçti. Acıya rağmen, prensese olan hisleri onun kudretini arttırıyordu. Onun için savaşmak, aşkın ve adaletin zaferini kutlamak anlamına geliyordu. Zamanla, Erelin aşkı ve nefreti dengede tutmayı öğrendi. İhtirası, onun kararlılığını ve kahramanlığını besledi. Acıları, onun yüreğindeki merhameti derinleştirdi. Onun hikayesi, aşkın, nefretin, ihtirasın ve acının iç içe geçtiği bir destan oldu. Erelin Şovalyesi'nin göz alıcı romanı, duyguların karmaşıklığını ve insanlığın içsel savaşını anlatıyor. Aşkın parlaklığı, nefretin karanlığı, ihtirasın ateşi ve acının hüznü, bir kahramanın ruhunda nasıl dans edebilir, Erelin'in öyküsünde görüyoruz.
AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR ni Stellinawly
9 mga parte Ongoing
(Kurgu 04.08.2025 tarihinde yayınlanmıştır.) Tüm ailesini bir anda kaybeden Duru Kılıçarslan, kimsesiz kaldığını düşünürken hayatına bir bebek girer. Birlikte olduğu, ailelerinin güç yarışı içinde olduğu Ulusoy ailesinin oğulları, Kuzey Ulusoy'la birlikteliklerinin ardından korunmasına rağmen hamile kalan Duru'nun aklında tek bir şey vardı. Kuzey bebeğini istemeyip reddetse bile bu bebeği dünyaya getirecekti. Çünkü başta ne kadar istemese de, içinde büyüyen hayat onun tutunmak için elinde kalan tek daldı. Ailesinin ansızın ölümü zihnini bulandırırken, kaza anlarını dakikalarca araştırmıştı. Kamera kayıtlarına kadar bulmuş, ailesinin ölümünü hafife almayıp derince araştırmıştı. Yalnız başına kaldığı koskoca hayatta rahmine düşen bebeği onu ne kadar ayakta tutmaya çalışsa da tamamen ayağa kaldırmıyordu çünkü Duru, ailesinin yıllarca sakladığı sırları kademe kademe öğrenirken gerçeklerin acısı tokat gibi yüzüne çarpıyor, yalanlarla özenle inşa edilmiş hayatının merdivenleri bir bir kırılıyordu. Bu süreçte Kuzey Ulusoy, Duru'yu ve bebeğini ilk andan beri aralarındaki anlaşmazlığa rağmen kabul etmişti. Bebeğinin annesinin yaşadığı yükler, öğrendiği sarsıcı gerçeklerle yanında duruyordu. Ama Duru da Kuzey de farkındaydı ki; Duru, üzerine yıkılan enkazdan kurtulduğunda, aynı Duru olmayacaktı...
Magugustuhan mo rin ang
Slide 1 of 9
İzi Kalır cover
Yeniden Sen (Tamamlandı) cover
ÖMRE BEDEL (4. Hikaye)  cover
Adaletin Rengi cover
KAYIP AİLE cover
SAYE cover
Erelin Şovalyesi cover
AYDINLIĞIN İÇİNDEKİ SIR cover
MADALYONUN İKİ YÜZÜ-GERÇEK AİLEM cover

İzi Kalır

3 parte Ongoing

''O kadın ne dedi sana?'' ''Bebeğinin canını kurtarmak için kendini feda etti dedi.'' ''Doğru söylemiş. O gün, o masada kalbimi söküp attım da yaşattım bebeğimi. Sonrası malum... Ama o kadının hakkını ödeyemem. Beni oradan o çıkarttı. Artık yaşayan bir ölüydüm. Ne eve gidebilirdim, ne de size. Emine Hanım, sana bunları anlatırsam diye korkuyordu biliyor musun? Hatta tehdit ediyordu beni. Yavuz'a söylerim her şeyi diyordu. Sanki Yavuz hiçbir şeyi bilmiyormuş gibi. Yavuz'a olan nefretini anlıyorum. Ama bu nefret yersiz Barış.'' ''Ne demek yersiz? O adam benden seni çaldı İzel. Yetmedi oğlumu çaldı. Nesi yersiz? Benim yıllarım çalındı.'' ''Kim çaldı peki? Sence katil kim? O doktor muydu? Yoksa beni oraya gönderen annen miydi? Kimdi katil sence?'' ''İzel...'' ''Sen arkanı dönüp gittin! Başkası ağzından yazılmış bir mektuba inanarak gittin. Bir kez bile arayıp sormadın beni. Sen yokken Yavuz vardı. Senin yapamadığı babalığı yaptı oğluma. Senin yapamadığını yapıp sahip çıktı aşkına. Hani diyorsun ya sizi benden çaldı diye... Biz sana hiçbir zaman ait olmadık Barış. Ait olsaydık eğer zaten o bunu yapmazdı, yapamazdı!''