Karakol binasının girişinde boylu poslu, biri duruyordu. Siyah beresi gözlerinin hemen üzerine kadar inmişti.Bu yüzbaşı olmalıydı.
Aybüken'in yürüdüğünü gördü ama yana bile kıpırdamadı.
"Sen misin hemşire?"
Sesinde bir emir değil, şüphe vardı.
"Evet," dedi Aybüke, çantasını yere indirmeden.
"Doktor izinde. Yaralı varsa ben müdahale ederim."
"Sen... müdahale mi edersin?"
Alayla kalktı kaşı.
"Odayı göstersinler sana. Orası senin yerin."
İsmini sormadı bile.
Aybüke başını öne eğmeden yürüdü. Ama içinde, sessizce bir şey yemin etti.
"Bir gün, beni hatırlamak zorunda kalacaksın."
All Rights Reserved