12 yaşında bir çocuk için ölüm soyut bir kavramdır. Öyle olmasını isterdim en azından. Ama o gece, annemin bir daha geri dönmeyeceğini öğrendiğimde, ölüm benim için artık çok gerçekti.
İzmir'in sıcak yaz gecelerinden biriydi. O geceyi hatırladıkça nefesim sıkışıyor. Annemin ölüm haberi kulaklarımda çınlıyor. Anlam veremediğim, şifreli bir veda... Sonrasında ise korkunç bir sessizlik.
O gece her şey değişti. Babam hiçbir açıklama yapmadı. Olanları anlatmadı. Sadece beni en güvendiği dostunun yanına gönderdi ve uzaklaştı. Bir daha da geri dönmedi.
Yeni hayatım, İzmir'in biraz dışında, büyük bir evde başladı. Babamın en yakın arkadaşı, bana ve onun kızı olan en yakın arkadaşıma her gün yeni bir şey öğretti. Yumruk atmayı, savunmayı, silah tutmayı... Neden diye sorduğumda, "Hayatta kalmak için." dedi. Başta bir oyun gibiydi. Ama büyüdükçe fark ettim, bu bir oyun değil, bir hazırlıktı.
Todos los derechos reservados