"Bazı insanlar seni iyileştirmek için değil, seni yeniden kırmak için hayatına girer."
Atlas, her şeyden kaçmak için Bulgaristan'a gelir. Ama ne geçmişi, ne kırıkları, ne de içindeki o yabancılaşma gerçekten peşini bırakır. Sonra Elif'le karşılaşır. Güzel, keskin, mesafeli. İçinde bir sır gibi taşıdığı geçmişiyle, Atlas'ın bugünüyle çarpışır.
Bu, kendi kırıklarının içinden geçerek yürümeye çalışan iki insanın hikâyesi.
Birbirlerinin içini kazıyan, canlarını yakan, ama buna rağmen birbirinden gitmekte geciken iki yabancının.
Fractus, aşkın süslü sözlerle değil, eksik cümlelerle yaşandığı bir yer.
Burada kalmak isteyenler, önce kendileriyle yüzleşmek zorunda.
Çünkü bazen birine gerçekten yaklaşmak, en tehlikeli ihtimaldir.
Ve bazen, en büyük kırılma, sadece bir cümlede gizlidir:
"Kaçma."
Güneş, rastgele bir dövmeciye kulağını deldirmek için girdiğinde Nikolai ile karşılaşacağından bihaberdi. İlk gördüğü anda hoşuna giden adamla arkadaş olmuş fakat gerçek hisleri hakkında konuşmamaya yemin etmişti.
★
❝Hani uzun bir günün ardından eve gelip derin bir nefes alırdınız ya; Niki'nin yanında olmak, ona sarılmak, gözlerine bakmak aynı böyle hissettiriyordu.❞
★
texting de bulunuyor bu arada, iyi okumalar♥︎